permission

  1. Noun izin, müsaade, muvafakat, rıza.
    He asked the teacher's permission to go early. Did he give you permission to take that?
  2. Noun ruhsat, icazet, permi, lisans.
  3. Noun müsamaha, hoşgörü, gözyumma.
izin aldıktan sonra
izin alındıktan sonra
izin zni için başvurmak Verb
izin için başvurmak Verb
izin istemek Verb
birinden izin istemek Verb
(US) genel kapsamlı izin
genel kapsamlı izin
özel izinle
özel izin znile
İzne Tabi Kelimelere İlişkin Genelge Proper Name, Law
yüksek müsaadelerini rica etmek Verb
gümrük izni
izne bağlı olmak Verb
sarih izin
sarih müsaade
açık müsaade
açık izin Noun, Law
genel izin
izin zni vermek Verb
izin vermek Verb
hükümet izni
izin vermek Verb
müdüriyet izni
izin almak Verb
çalıştırma izni
mal sahibinin izni
(Br) inşaat izni
birine izin vermemek Verb
izin istemek Verb
izin istemek Verb
özel izin
izne tabidir
izin zni ne tabi
görüşme izni Noun, Law
nazik müsaadenizle
nazik müsaade nizle
izinsiz olarak
izin almadan Adverb
izinsiz bir şekilde Adverb
önceden izin almaksızın Adverb
izne tabi kelimeler Noun, Law
yazılı izin
yetkili makamların izni
yazılı izin
valilik izni Noun, Public Administration
izin kağıdı Noun, Education-Training
izin yazısı Noun, Education-Training
yardım toplama izni Noun
borsada muamele yapma izni
mezar açıp içinden cesedi çıkarma izni
basma izni
iş yapma izni vermek Verb
borsada hisse alım satımı yapma izni için başvurmak Verb
borsada hisse alım-satımı yapma izni için başvurmak Verb
iznin verileceğine kesin gibi bakmak Verb
yazılı ikamet izni