race

  1. Noun yarış, koşu.
    flat race: engelsiz yarış/koşu.
    have/run/lose/win a race. a 10-mile race a boat-race.
  2. Noun müsabaka, yarışma.
  3. Noun (a) hızlı su akışı, akıntı (deniz/nehir), (b) su yatağı, akıntı/nehir yatağı.
    A mill-race is the fast
    stream of water driving the wheel of water-mill.
  4. Noun (a) yarış: hızın önemli olduğu yoğun faaliyet.
    An armaments race: silahlanma yarışı. (b) akış,
    cereyan.
    The race of life. The old man's race of life was nearly run.
  5. Noun oluk, kanal.
  6. Noun
    race-way ile ayni anlama gelir. yuva, hareket eden makine parçası yatağı.
  7. Noun ırk.
    The black/white/yellow races.
  8. Noun soy, cins, döl.
    Breed an improved race of cattle.
  9. Noun nesil, kuşak.
  10. Noun, Zoology familya, aile, âlem.
    The race of fishes/of birds.
    The human race: insanoğlu, insanlık âlemi, beni âdem.
  11. Noun (şarap) özel tat, çeşni.
  12. Noun zencefil kökü.
    race ginger: kök zencefil.
  13. Verb yarışmak, yarış yapmak/etmek, koşuya/yarışa girmek.
    She's a good swimmer and often races.
  14. Verb yarışa sokmak, at/köpek yarışı yap(tır)mak.
    My horse has hurt his foot so I can't race him.
  15. Verb alabildiğine koş(tur)mak, çok hızlı gitmek/götürmek.
    He came racing across the road. We raced the sick man to hospital.
  16. Verb (makine) fazla hızlı işle(t)mek, boşta hızla dön(dür)mek, ambale olmak/etmek.
    to race a motor.
  17. Verb yarışa sokmak, yarıştırmak.
otomobil ile ağaca toslamak Verb
arabasını ağaca toslatmak Verb
uçak yarışı
her ata yaş, cins, sicil ve başarısına göre belirli bir ağırlık tanıyan at yarışı.
silah yarışı
silahlanma yarışı
silah yarışı.
silahlanma yarışı (Kaynak: Evrim Çalışkanları) Noun, Biology
ilkel ırk
bilyalı yatak
bilyalı rulman
bisiklet yarışı
kara ırk, zenci ırkı. Noun
iddialı yarış: yarışa giren her atın yarıştan önce pey süren tarafından sabit fiyata satın alınabileceğı
at yarışı. selling race
Noun
kır koşusu. Noun
kır koşusu
kısa mesafeli otomobil yarışı: duran iki oto arasında yapılır. En çok hızlanan oto kazanır. Sadece
drag
ile ayni anlama gelir.
drag racer: oto yarışçısı.
drag racing: oto yarışı yapma.
Noun
yarışa bahis koymak Verb
engelsiz at yarışı
koşumlu yarış.
yarıştırmak Verb
at yarışı. Noun
insan ırkı
manialı koşu
bir yarışın başında kurnazlıkla iyi yere geçmeye çalışmak Verb
mukavemet yarışı
maraton
üstün/hâkim ırk, başka ırklara/uluslara egemenlik imtiyazını kendinde gören, onlardan üstün yaratıldığına inanan ırk/ulus. Noun
Akdeniz ırkı.
serbest yüzme yarışı: her yüzücünün istediği tarzda yüzdüğü yüzme yarışı.
karışık ırk
karışık soy
soyu karışık şey
otomobil yarışı
engelli/manialı yarış.
obstacle racer: engelli yarışçı.
nesli bozuk
ırkdaş
soyu belli
kırda yapılan engelli at koşusu
patates yarışı.
kör dövüşü, semeresiz didişme, koşuşturma, yorucu fakat sonuçsuz çabalama, keşmekeş, hercümerç, hengâme.

We are living in the rat race.
bayrak yarışı/koşusu.
yol koşusu
çuval yarışı.
sack racer: çuval yarışçısı. Noun
kazanan atın satıldığı yarış. Noun
uzay yarışı
yarışta kimin birinci geleceğini tahmin etmek Verb
ödülün bir kısmı at sahibi tarafından konulan at yarışı. Noun
hızlı gelgit akıntısı. Noun
tideway Noun
yürüme yarışı.
beyaz ırk. Noun
ırk ayırımı yapmadan
sarı ırk, Mongoloit ırkı, özellikle Çinliler. Noun
bir kanun tasarısını parlamentodan acele çıkarmak Verb
yarış etmek Verb
yarışmak Verb
zamanla yarışma.
it's a race against time: vakit pek dardır, çok az zaman var.
work against
time: bir iş için çok sıkışmak, pek az vakti olmak.
yarış kayığı
yarış programı
yarış pisti
ırk çatışması
koşu yeri
ırk farkı
ırk ayrımı
yarış otomobili sürücüsü
yarışta kazanılan paradan alınan vergi yarış otomobili sürücüsü
başkanlık yarışı
ırk nefreti
yarış atı. Noun
şeref dolu meslek yaşamı
politikacılar sınıfı
ırk sorunu
ırk kavgası, ırklar arasındaki düşmanlıktan doğan kargaşalık. Noun
ırk yok-olumu: üreme oranı çok düşük olan ırkın zamanla yok olması. Noun
koşu yolu, yarış pisti, herhangi bir yarışın yapıldığı yol. Noun
yarış acentesi
müşterek bahisleri toplayan
zamanla yarış, bir işi belirtilen zamandan önce bitirme gayreti.
bilyalı yatak
cycling ile ayni anlama gelir. bisiklet yarışı.
bisiklet yarışı.