slant

  1. eğik/meyilli olma(k), eğiklik, meyil.
  2. slant toward: kendi görüşüne göre anlatmak, gerçeği değiştirmek.
  3. eğmek, meylettirmek.
  4. (Gazetecilikte) değşirmek, gerçeği tahrif etmek, kendi (veya bir grup) çıkarına göre değiştirmek.
  5. eğik düzlem/yüzey/çizgi.
  6. eğik çizgi: [/]. Arasına konduğu iki sözcükten biri veya ötekinin alınacağını belirtir.
  7. gerçekten ayrılma, fikrî sapıklık.
  8. görüş noktası, kişisel görüş/oy/düşünce, tutum, davranış.
  9. (gazetecilikte)
    angle ile ayni anlama gelir. görüş (tarzı/açısı), hava, tutum, (konuyu) ele alış.

    a humorous slant: mizahî bir hava, mizahî açıdan görüş. 10
    slant rhyme = half rhyme = imperfect rhyme= near rhyme: (şiir) yarım kafiye.
haberlere çekidüzen vermek Verb
haberlere çekidüzen vermek Verb