slippery

  1. Adjective kaypak, kaygan, kayağan.
    a slippery road.
  2. Adjective güvenilmez, hilekâr, aldatıcı.
    a slippery customer: güvenilmez kişi.
  3. Adjective kararsız, değişken, çabuk değişen.
    a slippery situation: kararsız durum.
    to be on slippery
    ground: kararsızlık içinde olmak, bastığı yere güvenememek.
  4. Adjective ele geçmez, yakalanmaz.
terbiyesiz müşteri
bot. zamklı karaağaç
(Ulmus fulva). K. Amerikada yetişen iç kabuğu yapışkan karaağaç. Noun
bu ağacın kabuğu: müsekkin ilâç olarak kullanılır. Noun
kaygan yol
nazik konu
güvenilmez tanık
sonu tehlikeli yol/girişim.
tehlikeli bir alanda olmak Verb