tolerance

  1. Noun, Psychology direnç
  2. Noun müsamaha
  3. Noun hoşgörü
  4. Noun müsamaha
  5. Noun hoşgörü, hoş görme, göz yumma, müsamaha.
  6. Noun dayanma, katlanma, tahammül.
    My tolerance of noise is limited.
  7. Noun, Medicine ilâca/zehire karşı direnç/tahammül.
  8. Noun, Machines oynama payı, tolerans, ihtiyat payı, müsaade edilen hata/fark sınırı.
  9. Noun sikkelerde standard ayar ve ağırlığa nazaran (kabul edilebilecek) fark.
gıda intoleransı Noun, Diseases
laktoz intoleransı Noun, Diseases
hoşgörülü Adjective
müsamahakar Adjective
mastar farkı
mastar farkı
hoşgörü sınırı
tolerans sınırı
pozitif tolerans Noun, Transport
ırksal hoşgörü
hoşgörü ruhu
ırk hoşgörüsünden yana olmak Verb
tolerans faktörü
pay sınırı
fark haddi
sikkelerde geçerli tutulan ayardan farklı olmasına müsaade edilen ağırlık derecesi
tolerans şartları Noun