elekten geçirmek Fiil
elemek, kalburdan geçirmek. Fiil
sepelemek, eleyerek serpmek.
to sift sugar onto cake. Fiil

sift out: eleyerek ayırmak.
to sift out the stones from the earth: toprağı eleyip taşını
ayırmak.
sift out the true from the false: gerçeği yalandan ayırmak.
Fiil
incelemek, inceden inceye araştırmak.
sift a matter to the bottom: derin tahkikat yapmak, iyice
incelemek.
The detectives are still sifting the evidence.
Fiil
soruşturmak, tahkik etmek. Fiil
delilleri elemek Fiil
iyiden kötüyü ayırt etmek Fiil