1. (a) patlak vermek, birdenbire çıkmak/zuhur etmek.
    An epidemic/a war/a fire broke out. (b)
    patol.
    (bazı hastalıklar) püskürme şeklinde belirmek, dökmek, (c) cildinde kabarcıklar/sivilceler çıkmak.
    His face broke out in spots. break out into pimples: yüzü sivilcelerle kaplanmak. (d) (kullanmaya) hazırlamak.
    to break out the parachutes. (e) (kullanmak/tüketmek üzere) ambardan/depodan çıkarmak.
    to break out one's best wine. (f) kaçmak, firar etmek.
    to break out of prison: hapisten kaçmak. (g)
    break out the cargo: yükü gemiden çıkarmak, (h)
    break out in song: birdenbire şarkı söylemeye başlamak.
kopmak Fiil
ortalık karışmak Fiil
kaçış, firar (özellikle hapishane, tımarhane vb.'den). İsim
(hastalık) salgın, ânî zuhur ve yayılma. İsim
kuyu kazmakta kullanılan makine ve teçhizatın demonte edilip kaldırılması. İsim
ter basmak Fiil
alevlenmek Fiil
bayrak açmak Fiil
ayaklanmak Fiil