avoid

  1. Transitive Verb sakınmak, çekinmek, kaçınmak, kurtulmak, sıyrılmak, uzak durmak, içtinap etmek, önlemek, savuşturmak,
    bertaraf etmek.
    to avoid a person: bir kimseden kaçınmak/çekinmek.
    to avoid danger: tehlikeden sakınmak.
    to avoid doing something: bir şeyi yapmaktan kaçınmak.
    to avoid notice: gözden uzak durmak, dikkati çekmemeye çalışmak.
    He avoided punishment by running away: Kaçıp giderek cezadan kurtuldu.
    She avoided to answer my questions: Sorularıma cevap vermekten kaçındı.
    I avoided her by leaving back door: Ona görünmeden arka kapıdan savuştum.
  2. Transitive Verb, Law iptal etmek, feshetmek, hükümsüz kılmak.
    to avoid a deed: bir sözleşmeyi iptal etmek.
  3. Transitive Verb boşaltmak, kovmak, kapı dışarı atmak, ihraç etmek.
yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçmak Verb
vergiden kaçınma Noun, Accounting
kaçamak yapmak Verb
...'den kaçınmak Verb
mukaveleye itiraz etmek Verb
sözleşmeye yanaşmamak Verb
bir sözleşmeyi inkâr etmek Verb
bir patenti tanımamak Verb
satıştan kaçınmak Verb
bir vergiden kaçınmak Verb
bir hukuki muameleden kaçınmak Verb
bir savaşı önlemek Verb
anormallikleri önlemek Verb
iflas muamelelerinden kaçmak Verb
çarpışmayı önlemek Verb
alışverişi kesmek Verb
hasarı önlemek Verb
birşey yapmaktan kaçınmak Verb
birşey yapmaktan sakınmak Verb
birşey yapmaktan çekinmek Verb
kaytarmak Verb
çifte vergilendirmeyi önlemek Verb
(Br) veraset vergisi ödememek Verb
sorumluluktan kaçmak Verb
vergi ödemekten kaçmak Verb
cezai takibata maruz kalmamak Verb
cezai takibata maruz kalmak Verb
herkesçe tanınmayı önlemek Verb
göz göze gelmemeye çalışmak Verb
ağırdan almak Verb
birşeyden vebalı görmüş gibi kaçmak Verb
bir grevi önlemek Verb
grevi önlemek Verb
vergi kaçırmak Verb
vergiden kaçınmak Verb
savaşı önlemek Verb
vergiden kaçınmak için taşınmak Verb
yakalanmamak için
gelir vergisinden kaçınmak amacıyla yapılan mülkiyet devri Noun, Law
gelir vergisi kaçırmak amacıyla mülkiyet devri