electric

  1. Adjective elektrik+, elektrik(sel), elektrikî.
    electric current: elektrik akımı.
    electric generator:
    elektrik üreteci.
    an electric shock: elektrik çarpması.
    electric light/lamp: elektrik ışığı/lambası.
  2. Adjective elektrik+, elektrik(le çalışan). an
    electric bell. electric motor. electric shaver.
  3. Adjective elektrikli, heyecanlı, korkunç, ürkütücü, tüyler ürpertici.
    His speech had an electric effect upon
    the listeners and they rushed into the streets.
  4. Adjective (müzik aleti): (a) elektrik/eletronik olarak ses üreten.
    an electric organ. (b) amplifikatör-hoparlörle
    çalışan.
    an electric guitar.
Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı (NACE kodu: 35.1) Noun, Trades-Professions
Elektrikli ev aletlerinin imalatı (NACE kodu: 27.51) Noun, Trades-Professions
Elektrikli aydınlatma ekipmanlarının imalatı (NACE kodu: 27.4) Noun, Trades-Professions
Elektrikli aydınlatma ekipmanlarının imalatı (NACE kodu: 27.40) Noun, Trades-Professions
Elektrik motorlarının, jeneratörlerin ve transformatörlerin imalatı (NACE kodu: 27.11) Noun, Trades-Professions
Elektrik motoru, jeneratör, transformatör ile elektrik dağıtım ve kontrol cihazlarının imalatı (NACE kodu: 27.1) Noun, Trades-Professions
Diğer elektronik ve elektrik telleri ve kablolarının imalatı (NACE kodu: 27.32) Noun, Trades-Professions
fotoelektrik
ışık elektrik
elektrikli ve ısıtmalı ayna Noun, Transport
arc ile ayni anlama gelir. kıvılcım, parlak şua, ark. arc-lamp: ark lambası, akkor ışıldak.
elektrikle çalışan otomobil
elektrikli battaniye.
elektrik mavisi Adjective
elektrik ampulü
elektrik kablosu Noun
elektrikli araba Noun, Automotive
(a) elektrikli sandalye (idam için kullanılır), (b) elektrikli sandalye ile idam.
charge ile ayni anlama gelir. elektrik yükü, yük, şarj.
elektrik yükü.
elektriksel yük Noun, Engineering
elektrik devresi Noun, Engineering
elektrik şirketi
elektrik akımı Noun, Engineering
camgöbeği Adjective
deniz mavisi Adjective
elektrikli yılanbalığı
(Electrophorus electricus): Amazon ve Orinoco nehirlerinde yaşayan, uzunluğu
2 m.'ye yakın, kuvvetli elektrik boşalımı üretebilen bir tür balık.
elektrikli asansör
photoelectric cell.
ana kiriş
elektrikli çit
elektrik alanı: içine konulan elektrikle yüklü cisimlere kuvvet uygulayan uzay parçası.
elektriksel alan Noun, Engineering
portatif elektrikli soba
elektrik ark fırını/izabe fırını.
üreteç Noun, Engineering
elektrik üreteci Noun, Engineering
elektrik sobası Noun
elektrikle (ev) ısıtma.
elektrik ışığı
elektrik düğmesi
elektrik aydınlatması
elektrik lime rengi Adjective
elektrik yükü
elektrikli lokomotif Noun, Transport
fener direği
elektrik sayacı Noun, Electricity-Electronics
elektrik motoru Noun, Engineering
(cerrahlıkta kesmek/dağlamak için kullanılan yüksek frekanslı) elektrikli iğne.
elektrik şebekesi
elektrik fırını. 15.
electric ray
: zool. torpil balığı, uyuşturan balık
(Torpedinidae):
kuvvetli elektrik boşalımı üretebilen bir balık.
elektrik santralı
elektrik fabrikası Noun
elektrik potansiyeli Noun, Engineering
elektrik gücü
elektriksel güç Noun, Engineering
elektrik tüketimi
elektrik gücü sanayii
elektrik kuvvet merkezi
elektrik santralı
elektrik gücü ikmali
elektrik gücü sağlama
elektrik gücü ikmali
elektrik mor rengi Adjective
(US) elektrik parası
elektrik çarpması Noun, Medicine-Health
cereyan çarpması
elektrik şoku tedavisi
elektrikli ilan
elektrikli tabelalar Noun
US elektrikli tabelalar Noun
gerilimli sessizlik
elektrik ampulleriyle sözcüklerin ve biçimlerin oluşturulduğu açık hava reklamı
genellikle hareketli
şimşekli/yıldırımlı fırtına.
şimşekli/gök gürültülü fırtına. Noun
elektrik şirketi
anahtar
düğme
el feneri.
elektrikli tren Noun, Transport
elektrikli daktilo
elektrikli araç Noun, Automotive
elektrik kaynağı.
elektrikli cam Noun, Transport
elektrik sarısı Adjective
elektrikli çit
enerji mübadelesi sözleşmesi
elektrik balığı Noun, Animal Species
uyuşturan Noun, Animal Species
karanlıkta el yordamıyla elektrik düğmesini aramak Verb
lekeli elektrik balığı Noun, Animal Species
bir elektrik devresine aşırı yük bindirmek Verb
ışık elektrik hücresi
ışık elektriği ölçeği
elektrik akımının gücü