holy

  1. Adjective kutsal, mukaddes, kutsî.
    holy ground. The Koran and the Bible are considered holy books.
  2. Adjective dinî maksatlara tahsis edilmiş, dine/dinî kurumlara ait.
  3. Adjective dindar, zahit.
    a holy life. a holy man.
  4. Adjective ulvî, yüce, temiz, ilâhî.
    a holy love.
  5. Adjective mübarek, perestişe/tapınılmaya lâyık.
    a holy relic.
  6. Adjective dinsel, dinî.
    holy rites. a holy day.
  7. Adjective korkunç, ürkütücü, korku/haşyet verici.
    holy mysteries.
  8. Adjective tapınak, mabet, ibadet yeri, kutsal yer.
  9. Adjective mukaddesat, kutsal şeyler/kimseler.
kutsallaşmak Verb
bütün mukaddesatı üzerine yemin etmek Verb
Mukaddes İttifak: 1815'te Pariste Rusya, Avusturya ve Prusya arasında imzalanan, demokratik kuruluşları
yok ederek Hıristiyanlığı devletin temeli yapmaya çalışan anlaşma.
Noun
kutsal dolap: havralarda Tevratın konulduğu dolap.
İncil, Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes.
kutsal kitap
antidoron ile ayni anlama gelir. kutsal ekmek: Rum Ortodoks kiliselerinde âyin sonunda takdis
edilerek cemaate dağıtılan ekmek.
kutsal ekmek: kiliselerde Aşai Rabbani âyininde kullanılan ekmek.
vay canına! bak hele! vay! bana bak! (hayret, memnuniyet, öfke vb. bildirir.
holy cow! You can't do
that! holy cats! What a beautiful garden!
(a) kutsal şehir, dindarlarca kutsal tanınan şehir, (b) cennet, (c) Kudüs.
Efkaristiya Noun, Religion-Faith
Komünyon Noun, Religion-Faith
vay canına! bak hele! vay! bana bak! (hayret, memnuniyet, öfke vb. bildirir.
holy cow! You can't do
that! holy cats! What a beautiful garden!
dinî bayram, yortu.
(a) Katoliklerin mecburî olarak kiliseye gittikleri ve bazı işleri yapmaktan sakındıkları gün, (b) piskoposları Aşai Rabbani günü.
Papa.
Ruhülkudüs.
Kutsal Kase
dua saati.
Kutsal Masumlar Günü: Betlehemde çocukların Herod'un emriyle katledildikleri gün, 28 Aralık.
Filistin.
vay canına! (hayret, şaşkınlık vb. ifade eder).
veli
deme be! deme yahu! (hayret, sürpriz vb. ifade eder).
pırnal
(Quercus ilex).
(a) Musevi tapınağının en iç kısmı, (b) harim, en kutsal yer.
(a) Engizisyon (1542'de kurulmuştu), (b) Katolik kilisesine bağlı dine inanış ve ahlâkı korumakla görevli mahkeme.
kutsal yağ: papazın takdis ederek âyinde kullandığı zeytinyağı.
(a) takdis merasimi, (b) rahiplik mertebesi.
take holy orders: rahip olmak, rahiplik mertebesine
erişmek için kilisece tahdis edilmek.
papazlık
rahiplik
ermiş
çılgın dindar: âyin esnasında âdetâ cinnete kapılıp çılgınca hareketler yapan bir nevi protestanlık mezhebine mensup kimse.
çılgın dindarlık, dinî çılgınlık.
Mukaddes Roma-Germen İmparatorluğu (962-1806).
kutsal çarmıh: Hz. İsanın öldürüldüğü çarmıh.
Paskalyadan önceki Cumartesi.
Kutsal Kitap.
(a) Papalık yetkisi/otoritesi, (b) Papalık sarayı.
Kutsal Mezar, Hz. İsanın mezarı.
Ruhülkudüs.
(a) İlâhî ruh, (b) Ruhülkudüs.
Kutsal Ruh Noun, Religion-Faith
(Doğu kilisesinde) yönetim kurulu, piskoposlar meclisi.
Ortodoks kilisesinin en yüksek ruhanî meclisi.
korkunç kimse, dehşet saçan kimse, Allahın belası.
That child is a holy terror: Bu çocuk Allahın belasıdır.
mukaddesat
şevketibostan Noun, Plant Species
şevket-i bostan Noun, Plant Species
(a) Paskalyadan önceki Perşembe günü, (b) Ascension Day.
Teslis Noun, Religion-Faith
Üçleme Noun, Religion-Faith
Kutsal Üçlü Noun, Religion-Faith
din savaşı
cihat
kutsal su, papazın takdis ettiği su.
kutsal hafta, Paskalyadan önceki hafta.
(a) Kutsal Kitap, İncil, (b) bir konuda en yetkili kimsenin yazdığı/söylediği şey, münakaşa götürmez yazı/söz.
Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes.
af yılı: Papanın bazı vesilelerle tam ve genel olarak Katoliklerin günahlarını bağışladığı yıl.
eulogia ile ayni anlama gelir. kutsal ekmek: Doğu kiliselerinde akşam duası veya takdis âyini
sonunda cemaate dağıtılan ekmek.
rahip olmak Verb
kutsal evlilik bağıyla bağlanmak Verb
dehşetle korkmak Verb
rahip olmak Verb
Kutsal Kabir Kilisesi Noun, Religion-Faith
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh Noun, Religion-Faith
kutsal kitap
kuranı kerim
Kur'an-ı Kerim