literature

  1. Noun, Language-Literature edebiyat
  2. Noun edebiyat.
    Turkish literature. 18th century English literature.
  3. Noun (yazılmış) kitaplar/eserler.
  4. Noun belirli bir konuda yazılmış yazılar (kitap, makale vb.), literatür, alanyazın.
    Medical/technical/scientific literature.
  5. Noun yazarlık, ediplik, muharrirlik (mesleği).
  6. Noun edebî eser, okunacak kitap vb.
    I wish I had some literature: Keşki yanımda okunacak bir şey bulunsaydı.
  7. Noun basılı evrak (ilân, dergi, broşür, risale, rehber vb.).
    Campaign literature. Travel literature. We
    shall be glad to send you some literature about our refrigerators/package holidays.
  8. Noun edebî kültür, yazılmış eserleri anlama/takdir yeteneği.
  9. Noun, Music belirli bir çalgı veya çalgı takımı için bestelenmiş parçaların tümü.
  10. Noun alanyazın
edebiyatla uğraşmak Verb
edebiyat türü
mukayeseli edebiyat
karşılaştırmalı edebiyat
karşılaştırmalı yazın
ilgili literatürü incelemek Verb
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Noun, Education-Training
deneysel edebiyat Noun, Language-Literature
edebiyat fakültesi Noun, Education-Training
yazın alanında bereketli devir
roman edebiyatı
sinema edebiyatı
bedava bilgi malzemesi
İngiliz Edebiyatına Giriş
edebiyat tarihi
İngiliz edebiyatına giriş
günlük yazı
çocuk yazını
hukuk literatürü
hafif romanlar
Nobel Edebiyat Ödülü Noun
müstehcen edebiyat
edebiyat profesörü
(US) reklam malzemesi
satış literatürü (potansiyel müşterilere ürünle ilgili bilgi veren her türlü el ilanı , broşür , prospektüs , afiş vb
Türk Edebiyatının Dışa Açılımını Destek Şube Müdürlüğü Noun, Organizations
kışkırtıcı yayınlar Noun
uzmanlık kitapları Noun
borsa literatürü
edebiyatla uğraşmak Verb
seyahat edebiyatı
yolculukta okunan kitaplar
Türk dili ve edebiyatı Noun, Education-Training
görme özürlüler için yazılmış yapıtlar
bir konuda yapıtlar topluluğu
istek üzerine bilgi malzemesi gönderilir
alanyazın taraması Noun
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Noun, Education-Training