mother

  1. kocakarı (argo)
  2. anne+, ana, valide.
    mother bird: anne kuş.
    mother love: anne sevgisi.
    mother country:
    ana vatan, anayurt.
    Turkey is my mother country.
  3. kaynana, kayın valide.
  4. analık, üvey ana.
  5. (bkz: mother superior ).
  6. anne yerine geçen/anne gibi bakan kadın.
  7. annelik duygusu/şefkati.
    It appealed to the mother in her.
  8. ana: bir şeyi doğuran/yaratan/koruyan/meydana getiren şey.
    Hunger is often the mother of crime:
    Açlık, çoğu kez cinayetin anasıdır.
    Necessity is the mother of invention: İhtiyaç icat doğurur.
  9. (bkz: motherf***er ).
  10. yerli, doğuştan, fıtrî.
    mother dialect: yerli şive.
    mother courage: fıtrî cesaret.
  11. annesi olmak, doğurmak, büyütmek.
  12. müellifi olmak.
  13. annelik yapmak, anne gibi bakmak/büyütmek, evlât edinmek.
  14. mother of vinegar ile ayni anlama gelir. sirke tortusu.
aşırı derecede annesine düşkün olmak Verb
anasının dizi dibinde öğrenmek.
analar kusuru.
analık
evlatlığın annesi
doğurmak, anne olmak.
(izcilerde) yavrukurtlara önderlik yapan tecrübeli kadın. Noun
toprak ana. Noun
bebek bekleyen anne
hamile kadın
çocuğu kendi çocukları gibi büyüten kadın
sütana
süt nine
bebek bekleyen kadın
anne adayı
ana kraliçe, kralın anası.
anasına benziyor
analık
üvey anne Noun
surrogate ile ayni anlama gelir. sun'î dölleme ile başkası adına çocuk doğuran anne.
Ana Kraliçe
bekâr anne
bakacak kimsesi olmayan çocuklu kadın.
bir romanın yazarlığını birine atfetmek Verb
fırtına kırlangıcı
(Oceanites oceanicus) Noun
ana göze/hücre.
Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV)
ana kilise, katedral, büyük kilise.
anavatan
anayurt
(US) ana kanal
doğa, tabiat, toprak.
anne figürü Noun, Psychology
ana yol
İngilterede 1760'da yayınlanan derleme çocuk şiirleri kitabı müellifinin takma adı. Noun
bol kadın elbisesi. Noun
anavatan
(maden) ana damar.

nature ile ayni anlama gelir. tabiat ana.
Cat's are nature's/Mother nature's way of limiting the number of mice.
valide sultan Noun
arapsaçı Noun, Plant Species
mother ile ayni anlama gelir. sirke tortusu.
ana gemi, (denizde/uzayda) başka gemilerin ikmal ve bakımını yapan büyük gemi.
reşit olmayan küçük çocukları olan yoksul anneye ödenen kira yardımı
baş rahibe.
ana dil(i).
sağduyu, aklıselim, feraset, zekâ.
aklıselim
hanım evlâdı, mahallebi çocuğu.
anneler günü.
çocuk hizmetçisi
ana kuzusu
hanım evladı
(içki) cin
nazlı, hanım evlâdı.
annelik etmek Verb
analık etmek Verb
bir annenin çocuklarına düşkünlüğü
(istisnasız) herkes, her fert, her erkek.
ana tarafından kardeş
ana tarafından üvey kızkardeş
evli ve ... çocuk annesi Adjective
ihtiyaç buluşlara yol açar
anne tarafından akraba
anne tarafından akraba