legal

  1. yasal, yasalara/kanunlara uygun, kanunî, meşru.
    legal remedy: yasal yollar, kanun yolları.
    Such acts are not legal.
  2. türel, tüzel, huhuk+, hukukî, adlî.
    the legal profession: hukuk mesleği, hukukçuluk.
    legal
    knowledge: hukuk bilgisi.
    take legal advice: hukukî konuyu danışmak.
  3. yasal olarak danınan, meşru, kanunî.
    the legal owner: yasal sahip.
  4. caiz, kanuna göre, kanuna dayanan.
  5. hukuk ve hukukçulara özgü.
    a legal mind: hukukçu zihniyeti/kafası/düşünüşü.
  6. (a) yasal hak, (b) yasal yüküm, kanunî mükellefiyet.
  7. resmî ilân/duyuru.
  8. legals: bono, banka vb. tarafından yasalara uyarak çıkarılan kıymetli evrak.
Adli Yardım Taleplerinin İletilmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesine Dair Ek Protokol Noun, International Law
hukuki sonuç doğurmak Verb, Law
Boşanma ve Ayrılıkların Tanınmasına Dair Sözleşme Noun, International Law
Adli Yardım İçin Başvuruların İletilmesine Dair Avrupa Sözleşmesi Noun, International Law
kanuni yükümlülüklerden kaçmak Verb
yasadışı giriş Noun, International Law
yasadışı göçmen Noun, International Law
yasadışı göç Noun, International Law
hukuki süreçten bağışıklık Noun, Law
uluslararası hukuk kişiliği Noun, International Law
Hukuk faaliyetleri (NACE kodu: 69.1) Noun, Trades-Professions
Hukuk faaliyetleri (NACE kodu: 69.10) Noun, Trades-Professions
Hukuk ve muhasebe faaliyetleri (NACE kodu: 69) Noun, Trades-Professions
tüzel kişilik Noun, Law
tüzel kişilerin uyrukluğu Noun, International Law
gerçek kişi Noun, Civil Law
kanuni haklarından faydalanmak Verb
kanun harici
kanuni fiil
hukukî tasarruf Noun, Law
yasal işlem
takibat
kanuni evlat edinme
hukuki görüş
hukuk danışmanı Noun, Law
hukuk müşaviri
hukuk danışmanı Noun, Law
hukuki işler Noun
müdafaa
kanuni gerekçeler Noun
kanuni savunma
yasal düzenleme, hukuki düzenleme
kanuni devir ve temlik
kanuni yetki
kanun makamı
adliyeci
(sigorta) hasarın doğru tespiti
kanuni gerekçe
kanuni dayanak
hukuki ihtilâf
kanuni menfaatler
kanuni kazanç
kanuni ehliyet
hukuki ehliyet
kanuni öz sermaye
hukuk mesleği
hukuki dava
mahkeme masrafları Noun
kanuni talep
kanuni hak
kanuni tazminat
hukuki yorum
hukuki netice
kanuni şart
kanuni sonuçlar Noun
hukuki yazışmalar
mahkeme masrafları Noun
mahkeme masrafları Noun
adli masraflar Noun
(Br) mahkeme masrafları Noun
hukuk müşaviri
(boşanma davası) kocanın karısına karşı
kanuni para
kanunen atanan vasi
örf ve adet hukuku
(US) örf ve âdet hukuku
duruşma günü
hukuki karar
adli karar
kanuni savunma
bir kimsenin yakınları Noun
kanuni ehliyetsizlik
kanuni dezavantaj
kanuni vesika
kanuni ikametgah Noun, Law
kanuni ikametgâh
kanuni görev
hukuki netice
avukatlık ahlakı
avukatlık ahlakı
kanunen geçerli delil
kanunen tayin ve tasrih olunan deliller
kanuni mazeret sebebi
beklenen kanuni hak
beklenmek en kanuni hak
mahkeme giderleri Noun
kanuni eksper
hukuk müşaviri
kanuni deyim
geçersizliğini beyan etme
kanuniyet
kanuni geçerlilik
kanuni şekil
adli muamele
kanuni formaliteler Noun
kanuni formalite
kanuni çerçeve
kanun çerçevesi
kanunu suiistimal etme
kanuni neden
gerekçe
kanuni hamil
başkasına zarar veren kanunsuz hareket
temyiz kudreti olmama
hukuki müessese
kanuni belge
yasal faiz Noun, Law
kanuni faiz Noun, Law
adli müdahale
kanuni düzensizlik
hukuki mesele
(vasiyetname) füru
kanun bilgisi
kanuni sorumluluk
hesap uzmanlarının kanuni sorumluluğu
(banknot ihracı) karşılıksız para basma sınırı
hukuk literatürü
yasadaki boşluk Law
yasal boşluk Law
sözle veya yayım yoluyla hakaret suçlarında tahkir kasıt ve niyetine ilişkin kanuni karine
kanuni evlilik
kanuni tedbirler yasal önlemler Noun
kanuni tedbirler Noun
kanuni azınlık Noun
kanuni ipotek
ad ve soyad
kanunun müsbet bir emrine uymama
kanuni ilan
yasal yükümlülük
hukuki veya kanuni yükümlülük
kanuni suç
adli subay
kanunen elinde bulunduran kişi
kanuni mal sahibi
kanuni mülkiyet
hukuk dili
hükmi şahsiyet Noun, Law
hukuki deyim
hukuki durum Noun, Law
kanuni zilyet
kanuni malik
kanuni karine
hukuk kuralı Noun, Law
kanuni ilke
kanuni usul
kanuni takibat
yasal işlem
kanuni kovuşturma
mahkeme usulü
kanuni ahkâm
hukuk eğitimi
(Br) gümrük rıhtımı
kanun meselesi
(faiz) kanuni oran
kanunen geçerli tarife
adli yardım
hukuk yolu Noun, Law
yasal hak Noun, Law
kanuni kira ücreti
kanuni temsilcilik
kanuni temsilci
kanuni şart
kanuni ikametgâh
hukuki sorumluluk
kanuni hak
hukuki kural
aile birliğinin bozulması
saklı pay
hukuki durum Noun, Law
kanuni standart
dava ehliyeti Noun, Law
hukuki statü
kanuni grev
hukuk mücadelesi Noun, Law
kanun nedeniyle alacaklı veya borçlu sıfatıyla başkasının yerine kaim olma
kanuni sistem
kanuni süre
hukuki dayanak Noun, Law
hukuk eğitimi
kanuni muamele
hukuki muamele
hukuki görüş
hukuki görüş açısı
kanuni oy verme hakkı olan
kanun konuları yazarı
hukuki makale

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Yasaya uyan, ... olmayan, yasal