independent

  1. Adjective bağımsız, müstakil.
    Turkey is an independent country.
  2. Adjective serbest, hür.
    independent work. independent thinking.
  3. Adjective kendi kendine geçinen, kimseye muhtaç olmayan.
  4. Adjective serbest ve özgür, serazat, kendi başına buyruk.
    She went out alone- she's very independent.
  5. Adjective (politikada) bağımsız: bir partiye bağlı olmayan.
  6. Adjective, Mathematics serbest.
    independent variable: serbest değişken.
  7. Adjective, Grammar bağımsız.
    independent clause: bağımsız tümce.
ana-babasına bağımlı olmamak Verb
kendine ait geliri olmak Verb
kendi ayrı geliri olmak Verb
bağımsızlık Noun, Law
bağımsız ve tarafsız mahkeme Noun, Law
bağımsız ve tarafsız mahkeme Noun, Law
bağımsız olmak Verb
aygıttan bağımsız Information Technology
mali bakımdan bağımsız
makineden bağımsız
bağımsız muhasebeci
(US) bağımsız muhasebeci
bağımsız muhasebe birimi
bağımsız muhasebe birimi
bağımsız hasar tesbitçisi
bağımsız hasar tespitçisi
bağımsız idari otoriteler Noun, Competition Law
bağımsız denetim Noun, Management
bağımsız denetim kuruluşu Noun, Management
bağımsız murakıp Noun, Management
bağımsız denetçi Noun, Management
bağımsız denetim raporu Noun, Management
bir tek semtte iş yapan banka (müdürleri ile memurları genelde bulunduğu civarın sakinleridir
bir tek semtte iş yapan banka
bağımsız bankacılık sistemi
bağımsız borsa simsarı
bağımsız işadamı
bağımsız işadamı bağımsız işçi sendikası Noun
bağımsız aday
(dilbilgisinde) ara cümle
bağımsız şart
bağımsız akit (herhangi bir koşulun ya da başka bir akdin ifasına bağımlı olmayan akit
müstakil akit
bağımsız akit
müstakil akit (herhangi bir şartın veya diğer bir aktin ifasına tabi olmayan akit
istisna akdi müteahhidi
müstakil müteahhit
eser sözleşmesi Law
istisna sözleşmesi Law
bağımsız sözleşme
bağımsız satıcı
bağımsız iktisadi varlık Noun, Competition Law
bağımsız girişimci
kendi kendini finanse etmek Verb
bağımsız firma
bağımsız servet
bağımsız muhasebe birimi
irat sahibi
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Noun, Organizations
bağımsız gazeteci
bireysel sorumluluk metodu (iki veya da fazla sigorta ile temin edilen hasarın bölüştürülme metodu ,
her bir sigortacının sorumluluğu ayrı ayrı hesapl
bağımsızlık
özel servet
bir kimsenin bir parti tarafından değil de seçmenlerince aday gösterilmesi
-den bağımsız/ayrı olarak, -e bağlı/tâbi olmaksızın.
independent of the feelings of others.
serbest meslek işi
kendi patenti
bağımsız kanıt
Bağımsız Cumhuriyet Partisi Proper Name, Political Parties
bağımsız perakende ticaret
(Br) bağımsız bayi
bağımsız bayi
bağımsız perakendeci tüccar
özel okul
bir şebeke ile sıkı temasta bulunması muhtemel olmakla birlikte herhangi bir şebekenin mülkiyetinde bulunmayan yayın istasyonu
tek başına çalışan işletme
(US) bağımsız
bağımsız satış mağazası
(US) büyük bir satış teşkilatının şubesi niteliğinde olmayıp bireysel mülkiyet ilkesine göre hareket eden bağımsız satış mağazası
bağımsız televizyon
(Br) bağımsız televizyon firması
bağımsız televizyon piyasası
serbest düşünür
bağımsız denemeler Noun
Bağımsız Türkiye Partisi Proper Name, Political Parties
bağımsız meslek sendikası Noun
bağımsız işçi sendikası Noun
bağımsız değişken Noun, Mathematics
bağımsız tanık
finansal olarak bağımlı olmamak Verb
finansal olarak bağımsız olmak Verb
bağımsız olmak Verb
paraca bağımsız olmak Verb
bedeli önceden ödenmiş
ülke içinde rehbersiz gezi
programı yolcunun isteğine göre düzenlenmiş ve ücreti önceden ödenmiş uluslararası yolculuk
bağımsız iradenin serbestçe kullanılması
özel geliri olmak Verb
bir bağımsız sıfatıyla
kanunen bağımsız emeklilik sandığı
bağımsız uzman görüşü
bağımsız adaylığını koymak Verb
gelecek seçimde bağımsızlara oy vermek Verb
Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Noun, Place Names