oil

  1. Noun, Geography petrol
  2. Noun yağ.
  3. Noun sıvı yağ, bitkisel/nebatî yağ.
    castor oil: Hint yağı.
    cod-liver oil: balık/morina yağı.

    corn oil: mısır yağı.
    cottonseed oil: pamuk yağı.
    light oil: ince yağ.
    lubricating oil: makine/yağlama yağı.
    olive oil: zeytinyağı.
    soybean oil: soya yağı.
    sunflower oil: ayçiçeği yağı.
  4. Noun petrol.
    fuel oil: mazot.
    oil well: petrol kuyusu.
  5. Noun
    crude oil ile ayni anlama gelir. ham petrol.
  6. Noun yağ kıvamında herhangi bir sıvı.
    bath oil.
  7. Noun (resim) (bkz: oil color ), (bkz: oil painting ).
  8. Transitive Verb yağlamak, yağ sürmek/koymak.
  9. Transitive Verb katı yağı eritmek, sıvı yağ yapmak/olmak.
    Butter oils when heated.
  10. Adjective yağlı, yağ gibi, yağ+.
    oil barrel: yağ fıçısı/varili.
  11. Adjective petrol+.
  12. Adjective yağdan yapılmış.
  13. Adjective yağdan elde edilen.
    oil-base(d): yağdan, yağ esaslı, yağsıllı.
  14. Adjective yağ ile işleyen, yağ yakan.
Tahılların (pirinç hariç), baklagillerin ve yağlı tohumların yetiştirilmesi (NACE kodu: 01.11) Noun, Trades-Professions
beyaz sabun Noun, Personal Care-Hygiene
badem yağı
fıstık yağı. Noun
Brezilya cevizi yağı: yemek pişirmekte ve sabun yapmakta kullanılan sarı renkli bir yağ.
(a) muz yağı, tatlı muz kokulu bir sıvı ester: CH3COOC5Hıı. Amil alkolden türeyen
izoamil asetat ve benzeri izomerlerin karışımı olup yağlı boya eriticisi olarak ve sun'i muz rayihası vermekte kullanılır. (b)
argo gayrısamimî/saçmasapan söz.
baz yağı
defne yağı: Antil adalarında yetişen Hint defnesi
(bayberry) yapraklarından çıkarılan güzel kokulu
bir esans: parfüm ve losyon yapmakta kullanılır.
Noun
perdah yağı: ince zımpara ile parlatmada kullanılan bir yağ.
kemik yağı. Noun
kanola yağı
kolza yağı
yanık merhemi: yeşil limon suyu ile keten tohumu yağı karışımı. Yanıklara karşı kullanılır.
lime liniment
ile ayni anlama gelir.
Noun
gazyağı
Hintyağı: keneotu tohumundan çıkarılan renksiz veya açık sarı, yapışkan bir sıvı. Yağlayıcı madde ve müshil olarak kullanılır. Noun
citronella ile ayni anlama gelir. limon yağı: limon otundan çıkarılan, romatizma ilâcı, parfüm,
sabun, haşarat defedici ilâç yapmakta kullanılan bir yağ.
gazyağı. Noun
Hindistancevizi yağı.
balık yağı
balıkyağı
balık yağı
balık yağı: morina balığının ciğerinden çıkarılır ve hekimlikte A ve D vitamini kaynağı olarak kullanılır. Noun
balık yağı
kolza yağı.
donyağı
gres yağı
mısır yağı. Noun
pamuk yağı: pamuk çekirdeğinden çıkarılan koyu sarı yağ. Sabun, yapay yemek yağı, makyaj malzemesi yapmakta,
hekimlikte (müleyyin olarak) kullanılır.
Noun
kroton yağı: kroton tohumundan elde edilen müshil yağ. Noun
oil ile ayni anlama gelir. ham petrol.
ağır yağ
katran yağı
mazot
kuruyan yağ: hava ile temas edince sertleşen yağ (bezir yağı gibi).
sıvıyağ
makine yağı
motor yağı Noun, Transport
çiçek özü/ruhu/esansı: çiçeklerden elde edilip parfüm, ilâç vb. yapmakta kullanılan öz. Noun
balık yağı. Noun
sabit/uçmaz doğal yağ: uçucu olmayan ve leke bırakan yağ (zeytinyağı, hayvanî yağ vb. gibi). volatile oil.
mazot, akaryakıt. Noun
(sondaj kulesi) fışkıran petrol
füzel-yağ: bazı içkiler yapılırken meydana gelen bir çeşit zararlı ve karışık alkol. Çok miktarda amil
alkol içerir. Çeşitli kimyasal işlemlerde eritici olarak kullanılır.
fusel ile ayni anlama gelir.
Noun
mazot
motorin
petrol
saç briyantini
donyağı
gres yağı
gres
kalorifer yakıtı Chemistry
kalın yağ
kutsal yağ: papazın takdis ederek âyinde kullandığı zeytinyağı.
hidrolik yağı Noun, Transport
gazyağı
aydınlatma yağı
ardıç yağı: ardıç yemişinden çıkarılan ve cin ve likör yapmakta kullanılan madde.
kapok yağı, pamuk ağacı tohumlarından çıkarılan yağ. Gıda olarak ve sabun yapmakta kullanılır.
yağsız
lâvanta yağı/esansı.
bezir yağı, keten tohumu yağı.
madeni yağ
yağlama yağı Noun
kalın yağ
briyantin, saç tuvaletinde kullanılan yağ. Noun
mısır yağı.
madenî yağ.
motor yağı Noun, Transport
hardal yağı: hardal tohumundan çıkarılır, sabun yapmakta kullanılır.
neftyağı
portakal çiçeği esansı, çiçek yağı. Noun
kurumaz yağ: ince tabaka halinde havaya maruz kalınca katılaşmayan yağ (zeytinyağı gibi) Noun
prina yağı Noun
kıyı petrolü
gaz yağı
(Br) gazyağı
gül yağı.
kaya petrolü Noun, Energy-Resources
(a) petrol (yatağı) keşfetmek, petrol bulmak, (b) hazine bulmak, çok yararlı birşey keşfetmek.
ayçiçeği yağı Noun, Food-Kitchen
ayçiçeği yağı Noun, Food-Kitchen
donyağı
sıvıyağ
bitkisel yağ
nebati yağ
bitkisel sıvı yağ
uçucu yağ
eterli yağ
ceviz yağı Food-Kitchen
balina yağı
metil salisilat, HOC6H4 COOCH3: parfümeride ve tahriş giderici olarak hekimlikte kullanılan sıvı. Noun
petrol bolluğu
petrol kralı
yağ fıçısı
petrol havzası
yağlı böcek: bacak eklemlerinden yağlı bir sıvı çıkaran
Meloe türünden böcek.
yağ kutusu, yağdanlık.
yağlı kesici.
(a) yağ yakıcı, yağ yakan fırın, (b) yağ püskürteci: yağ yakan fırına yağ püskürten cihaz.
yağ yakma
küspe, köftün, keten/pamuk tohumu posası.
yağ değiştirme
yağ filtresi
amerikanbezi
muşamba
yağlı boya. Noun
yağlıboya
petrol şirketi Noun, Economics
petrol çıkarma imtiyazı
petrol imtiyazı
petrol çıkarma abdı
yağ sarf eden
yağ sarfeden
yağ sarfiyatı
yağ soğutucu
yağ soğutucusu Noun, Transport
petrol ülkeleri Noun
petrol krizi
petrol kuyusu kulesi
petrol sanayiinin kurulması ve geliştirilmesi Noun
petrol ithal ve ihraç eden ülkeler arasındaki diplomatik ilişkiler
yağ yoklama çubuğu
petrol bulunması
petrol keşfi
yağ yoklama çubuğu
bidon
yağ motoru
ağır yağ motoru
petrol araştırma
petrol ihracı
petrol ihracatçısı
petrol tesisleri Noun
petrol alanı, petrol yatakları zengin bölge. Noun
yağ filtresi Transport
petrol yangını
yama yağı
yağ konisi
yağ seviye müşiri
petrol gazı
yağ müşiri
yağ seviye müşiri
yağ ölçeği
yağ yakan soba
petrol ithalatı
petrol sanayii Noun
petrol endüstrisi
petrol kralı
kandil, yağ lambası. Noun
petrol borusu
petrolcü
petrol piyasası
yağhane Noun
petrol çıkması
petrol boruhattı Noun
yağlama tabancası
yağ basıncı Transport
petrol üreticisi
petrol ürünü Noun
petrol üretimi
petrol arayıcısı
benzin pompası Noun
petrol rafinerisi
petrol arıtma
petrol rezervleri Noun
yağ deposu Noun
petrol yatağı
petrol kulesi
petrol hisse senet dileri Noun
petrol hisse senetleri Noun
petrol kıtlığı
ince muşamba
petrol üretimini yükseltmek Verb
yağ kaynağı
petrol kaynağı
alt pan
petrol ikmali
benzin tankı
petrol bölgesi
yağ verniği
petrol kuyusu
işlerini kolaylaştırmak Verb
yağlı güreş