position

  1. Military mevzi
  2. yer, mevki, mahal.
    Can you find our position on this map?
  3. vaziyet, durum, konum.
    a sitting position. Your careless remark put me in an awkward position.
  4. mevzi.
    We will attack the enemy's position .
  5. duruş, hal, vaziyet.
  6. meram, niyet.
  7. içtimaî mevki, toplumsal seviye, sosyal pozisyon.
    A man of position: içtimaî mevkii olan bir adam.
  8. makam, (yüksek) mevki, rütbe.
    He was raised to the position of general.
  9. iş, görev, vazife.
    He's got a good position in an oil company.
  10. iddia.
  11. fikir, öneri.
    What is your position on this question?
  12. koyma(k), yerleştirme(k).
  13. Music telli sazlarda sol el başparmağının tel üzerindeki konumu.
pozisyonunu değiştirmek Verb
durumunu değiştirmek Verb
mevkiini değiştirmek Verb
pozisyonunu sağlamlaştırmak Verb
mevkiini pekiştirmek Verb
mevkiini sağlamlaştırmak Verb
pozisyonunu pekiştirmek Verb
mevkiini sağlamlaştırma
mevkiini belirtmek Verb
görüşünü bildirmek Verb
mevkiini kaybetmek Verb
sermaye yapısını güçlendirmek Verb, Banking
durumunu düzeltmek Verb
işinden istifa etmek Verb
mevkiinden olmak Verb
işini kaybetmek Verb
büyük bir kudret olmaktan çıkmak Verb
mevkiini muhafaza etmek Verb
mevkiini korumak Verb
(US) bir mevkiye önemli niteliklerle gelmek Verb
mevkiini pistonla elde etmiş olmak Verb
mevkiinden çekilmek
istifa etmek Verb
mevkiinden istifa etmek Verb
öğretmenlikten ayrılmak Verb
mevkiini muhafaza etmek Verb
mevkiinde kalmak Verb
durumunu kuvvetlendirmek Verb
üniversite hocalığı
öğretim üyeliği
(askerlik) ileri mevki
ileri mevki Noun, Military
yüksek mevki
güç (acayip) durum
güç durum
savunma odak noktası Noun
(borsada) fiyatların düşmesi
bit konumu
blok konumu
rekabet içindeki markanın yeri
(borsada) fiyatların yükselmesi
fiyatların yükselme pozisyonu
iş durumu
mesleki mevki
meslek durumu
nakit durumu Noun, Accounting
nakit pozisyonu Noun, Accounting
ticaret pozisyonu
rekabet edebilme kapasitesi
rekabet durumu
(himaye) örtme mevzii
alacaklı hali
alacaklı durumu
para durumu
(banka) cari likidite durumu
(banka) likidite durumu
(demiryolları) tehlike sinyali
günlük hesap durumu
borçlu hali
savunma mevzii
hakim durum Noun, Competition Law
yüksek mevki
öz sermaye durumu
istisnai durum
döviz pozisyonu
hal ve keyfiyet
iş durumu
menkul kıymet satışı yapan müşterinin menkul kıymetleri borsa simsarına teslim etmemesi
önceden kararlaştırılmış geri çekilme hattı
politikada
kayyumluk
mali durum
ateş mevkii
ateş mevzii
sabit duruş
belirli mevki
vaziyet
sabitleştirici kimyasal eriyik
üstün mevki I
avantajlı mevki I
coğrafi konum Noun
yüksek mevki
iyi maaşlı pozisyon Noun, Career
konutun konumu
tespit olunmamış likidite durumu
aşağı mevki
aşağı derece mevki
çıkış mevzii
ilk mevzi
ara mevki I
reklamcılıkta
ada durumu
ortak tutum
kilit mevki I
liderlik mevkii
yönetici mevki
hukuki durum Noun, Law
oransız kazanç durumu
sorumluluk gerektiren mevki
likidite durumu
disponibilite
uzun pozisyon Noun, Banking
ihtiyatlılık hali
aşağı mevkii
kazançlı mevkii
kârlı iş
kazançlı mevki
yöneticilik mevkii
yönetici mevkii
yöneticilik mevki ii
müdür mevkii
yönetici mevkii
piyasa durumu
kadının sırtüstü yattığı klasik sevişme pozisyonu Sexual Health
tekelci durum
tekel mevkii
nötr pozisyon
(vites) boşta
likidite olmama durumu
ticaret yokluğu durumu
ticareti olmama durumu
resmi görev
resmi mevki
(elektrik düğmesi) açık
münhal yer
devamlı görev
kilit mevki
politika saptayıcı mevki
politika saptayıcı mevki I
tercihli durum
tercihli yer
bir yayımda ek ücrete tabi tercih edilen ilan yeri
yüksek mevki
bir firmanın likidite durumu
firmanın likidite durumu
mesuliyetli mevki I
mesuliyetli mevki
maaşlı iş
satış pozisyonu
(memur) satış mevkii
sekreterlik işi
üst kademe mevki ii
üst düzey mevki
üst kademe mevkii
açık pozisyon
(borsa) mevcut olmayan malı satma
yan yer
(reklamcılıkta) otobüs ya da başka araçların içinde ya da dışında ya da yanlarındaki reklam yeri
sosyal mevki I
bir reklamın rakiplerin reklamlarından ayrı bir durumda olması
sağlam mali durum
sağlam mevki
kurmaylık mevkii
(askerlik) bekleme mevzii
stok durumu
stratejik mevzi I
stratejik mevzi
aşağı mevki
nezaretçi görevi
vergilendirme pozisyonu
üst düzey mevki
üst seviye mevkii
üst seviye mevki ii
pazar pozisyonu
iyi maaşlı iş
bir örgütün cari durumunun sürekli ve sistemli bir biçimde değerlendirilmesi
(menkul kıymetler piyasası) tahsil edilen borçların listesi
bir müşterinin daha fazla risk yüklenmesini önlemek amacıyla bir yatırımın niteliğinden kaynaklanan bir riski dengeleyici işlem
yer tespiti
konum lambası Noun, Transport
(uçak) durum lambası Noun
afişler gibi
sabit medya
yeri sabit olan reklamcılık medyası Noun
posterler
iş teklifi
reklam verenin bir gazete ya da dergide ya da radyo ya da televizyonda belirli bir yeri istemesi
diplomatik güç
mal borsalarına karşı uzun vadeli (altı ay ile bir yıl ya da daha uzun bir süre) bir yaklaşım içinde olan tüccarlar Noun