1. yer, mevki, mahal.
    Can you find our position on this map?
  2. vaziyet, durum, konum.
    a sitting position. Your careless remark put me in an awkward position.
  3. mevzi.
    We will attack the enemy's position .
  4. duruş, hal, vaziyet.
  5. meram, niyet.
  6. içtimaî mevki, toplumsal seviye, sosyal pozisyon.
    A man of position: içtimaî mevkii olan bir adam.
  7. makam, (yüksek) mevki, rütbe.
    He was raised to the position of general.
  8. iş, görev, vazife.
    He's got a good position in an oil company.
  9. iddia.
  10. fikir, öneri.
    What is your position on this question?
  11. koyma(k), yerleştirme(k).
  12. Müzik telli sazlarda sol el başparmağının tel üzerindeki konumu.
nakit pozisyonu İsim, Muhasebe
ileri mevki İsim, Askerlik
nakit durumu İsim, Muhasebe
hakim durum İsim, Rekabet Hukuku
uzun pozisyon İsim, Bankacılık
konum lambası İsim, Ulaşım