vertical

  1. düşey, dikey, amudî, şakulî (çizgi).
  2. Botany dikey, eksenle aynı yönlü, uzunlamasına (yaprak)
  3. Economics aşağıdan yukarıya, bibirini tamamlayan .
    A vertical business organization. The vertical arrangement of society
  4. zenitten ufuk düzlemine dik olan büyük daire.
  5. Commerce : (a) dik dosya dolabı, (b) bu dolaba dik yerleştirilen evrak dosyası.
dikey anlaşma Noun, Competition Law
dikey birleşme
dikey bütünleşme
dikey birleşme (iki ya da daha çok sayıdaki sendikanın pazarlık güçlerini artırmak ve idari masraflardan
tasarruf etmek amacıyla birleşerek bir sendik
dik açı Noun, Geometry
dikey düzenleme (perakende mağazasında benzer malların raflarda yukarıdan aşağıya doğru sergilenmesi
dikey düzenleme
dikey eksen
düşey eksen
dikey kasa (perakendeci mağazasında boyu eninden daha büyük teşhir kasası
üretimin hammaddesinden satışa kadar bütün kademelerin bir elden kontrol edilmesi
dikey birleşme
düşey yer değiştirme Noun, Construction
dikey çeşitlendirme
değişik üretim alanındaki endüstriler ya da iş kolarına yönelik çeşitlendirme
dikey ayrıştırma Noun, Competition Law
havadan çevirme harekâtı
entansif büyüme (hammade sağlanmasından pazarlama aşamasına kadar bir işletmenin tüm üretim ve satış
işlemlerini kendi denetimi altına alması
dikey dosyalama (her dosyalama çekmecesinin birbirini izleyecek şekilde sıralandığı dikey dosyalama usulü
dikey dosyalama
dikey büyüme
dikey yarım sayfa (bir dergi ya da gazetenin reklam yeri olarak satın alınan tam boy yarım sayfası Noun
dikey entegrasyon
hem üretici hem de dağıtıcı şirket durumunda olma
dikey bütünleşme (değişik ürünler üreten ama aynı piyasadan alıcı bulan şirketlerin birleşmesi
dikey bütünleşme Noun, Competition Law
dikey çizgi
dikey piyasa
dikey piyasa (tek tip piyasaya ürün ya da ürün dizisi satışı
dikey pazarlama sistemleri (piyasada mal sağlayan kuruluşların , perakendecilerin ya da müşterilerin
özerkliğini azaltmak için başvurduğu yollar
Noun
dikey pazarlama sistemleri Noun
dikey birleşme (işletmelerin dikey birleşmesi
dikey birleşme birleşim (bir prosesin çıkışını diğerinin girişini oluşturma
dikey birleşme
dikey birleşme ve devralma Noun, Competition Law
dik planya tezgâhı
dikey planya tezgâhı
düşey değişme, bir toplumsal düzeyden ötekine atlama (evlenme, iş bulma, kültürel kaynaşma vb. ile)
upward
mobility: downward mobility.
belirli bir alandaki
belirli bir konuyla ilgilenen ya da aynı tarz yaşam biçimini benimsemiş kişilere yönelik dergi (denizcilik
, havacılık , avcılık dergileri gibi
düşey hata denetimi Information Technology
dikey sınırlama Noun, Competition Law
dikey kısıtlama Noun, Competition Law
dikey sınırlamalar Noun, Competition Law
dikey doyum (tekil bir yayım günü içinde tekil bir reklam verenin yoğunlaşmış radyo ya da televizyon reklamları Noun
dikey doyum
dikey kesit
dikey satış (belirli endüstrilerdeki alıcılara yapılan satış
dikey aralama (matbaacılıkta , satırlar arası boşluk bırakma
uçakta düşey dengeleyici.
dikey yapı
dikey askılı dosyalama sitemi
dikey kalkan uçak
dikey kalkan ve inen uçak
bir üretim sürecinin her aşamasında yer alan işletmelerce oluşturulan tröst
dikey tröst
industrial union
dikine bütünleşmek Verb
sanayileri dikey bir tröst halinde birleştirmek Verb