1. kör, körleşmiş, kesmez, keskin/sivri olmayan.
  2. pervasız, yersiz, münasebetsiz, açık/dobra dobra (söz), lâfını sakınmayan, açık konuşan.
    a blunt,
    ill-timed question: yersiz, vakitsiz bir soru.
  3. gabi, kalınkafalı, anlayışı kıt, hissiz, duygusuz, vurdumduymaz.
  4. (bıçak vb.) körletmek, körleştirmek.
  5. duygusuzlaştırmak, vurdumduymaz yapmak, hassasiyetini gidermek, zayıflatmak, kuvvetini azaltmak, zekâ/kavrayış
    ve anlayışını kıtlaştırmak.
    Alcohol blunts your senses.