1. Sıfat uygun, yakışır, yakışık alır, münasip.
    decent living conditions.
  2. Sıfat edepli, terbiyeli, nazik, kibar, nezih.
    decent behavior/clothing. decent people just don't do things like that.
  3. Sıfat saygıdeğer, hürmete lâyık.
    a decent family.
  4. Sıfat hoş, sevimli, cazip, göze hoş görünen.
    a decent face.
  5. Sıfat elverişli, elverir, yetişir, yeterli, kâfi.
    a decent wage. decent housing.
  6. Sıfat cömert, iyiliksever, âlicenap, iyi yürekli.
    Very decent of him to lend me his car.
  7. Sıfat rabıtalı, doğru dürüst, oldukça iyi, şayanı kabul.
    You can get quite a decent meal there without spending too much money.
  8. Sıfat edeplice giyinmiş, insan içine çıkabilecek durumda (açık saçık değil).
    I can't open the door, I'm not decent.
efendi kimse
terbiyeli dil
büyük kâr
büyük kâr
oldukça geniş bir ev
Girebilir miyim?
hali vakti yerinde olmak Fiil