1. İsim ev, aile ocağı, yuva.
    He left home at the age of 17. My home is in Ottawa.
  2. İsim konut, mesken, ikametgâh.
    stately home: kâşâne.
    last home = long home: mezar.
  3. İsim yurt, bakımevi.
    convalescent home = rest home = nursing home: dinlenme/huzur evi, bakımevi, şifa yurdu.
  4. İsim (hayvan) yuva.
  5. İsim doğum yeri, sıla.
  6. İsim sığınak, melce.
  7. İsim yurt, vatan, anavatan, memleket.
    Turkey is my home.
  8. İsim (oyunlarda) hedef, amaç.
  9. İsim (bkz: home plate ).
  10. İsim bir şeyin doğduğu/icat edildiği/geliştiği yer.
    New Orleans is the home of jazz.
  11. Sıfat iç, dahilî, yerli.
    home consumption: iç tüketim, dahilî istihlâk, yurt içinde tüketilen maddeler.

    home trade
    Brit. iç ticaret.
  12. Sıfat, Spor yerel, mahallî.
    the home team. (b) takımın bağlı olduğu kentte oynanan.
    a home game.
  13. Sıfat eve ait/mahsus.
  14. Sıfat etkili, müessir.
    a home thrust.
  15. Zarf eve, evde, eve doğru, evin(d)e, yuvasın(d)a, aile ocağın(d)a.
    I'm home: Evdeyim, eve geldim.
  16. Zarf derin, içten, yürekten, vicdanen.
  17. Zarf hedefine, amacına, gayesine.
    Her arguments hit home: İtirazları amacına ulaştı.
  18. Zarf, Denizcilik (a) istenilen durum(d)a.
    Sails sheeted home. (b) yerli yerin(d)e, herzamanki konumun(d)a.
    The
    anchor is home. (c) gemiye doğru.
    to bring the anchor home.
  19. Fiil eve/yuvaya dönmek.
  20. Fiil yerleşmek, yuva kurmak, mesken/yurt edinmek, oturmak, ikamet etmek.
  21. Fiil eve getirmek/göndermek.
  22. Fiil yerleştirmek, iskân etmek.
  23. Fiil hedefe yöneltmek, (otomatik kumanda vb. ile) bir hedefe veya hava alanına göndermek.
kendine ev almak Fiil
adımlarını eve yöneltmek Fiil
bir noktayı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde anlatmak Fiil
evini döşemek Fiil
evinıdöşemek Fiil
kendi evi olmak Fiil
açıkta kalmak Fiil
memleketteki iç siyasal durumu düzeltmek Fiil
kır kesiminde yerleşmek Fiil
mümkün olduğu kadar çabuk eve dönmek Fiil
bir ipotek borcunu ödememek Fiil
kendi bilgi alanında.
birinin kendi çiftliği
birinin kendi evi
evine dönmek Fiil
eski evine dönmek Fiil
kendi evini yeniden görmek Fiil
eve doğru yöneltmek Fiil
alışverişini evin çevresinde yapmak Fiil
evinin yolunu tutmak Fiil
zengin iken, parası pulu varken.
miras kalan ev
memleket
kanıtlamak Fiil
ispat etmek Fiil
ikna etmek Fiil
dağıtılmış yuva
dönüş yükü
acı şekilde idrak etmek Fiil
yerel idarenin çocuk bakımevi
(Br) sosyal konut
birinin farkına vardırmak Fiil
aile yurdu
tek katlı ev
uçağın ilk kalktığı memleketine doğru uçuşu
bir-iki çocuk için yetimler yurdu
tam anlaşılmak Fiil
tatil evi
ideal ev
evi terketmek Fiil
doğumevi
portatif ev
seyyar ev
içinde yaşanabilen araba
daimi ikamet yeri
aile yurdu
yetimler yurdu
kendi yuvası İsim
park ev
kalıcı ev olarak bir yere yerleştirilmiş büyük karavan
eve dönüş
yazlık ev
halka açık büyük malikâne
görkemli ev
dışarı çıkmamak Fiil
net kazanmak Fiil
pansiyon
bağışlarla işletilen gençlik yurdu
ev yolu
bakımevi
kablolu televizyon sistemine bağlanmış ev
evcil
ev adresi
içişleri İsim
(Br) iç işleri İsim
ev aletleri İsim, Ev
memleket içinde üstlenmiş ordu
memleket içinde üslenmiş ordu
ev otomasyonu İsim, İnşaat
ev bankacılığı (müşterinin evinden ayrılmasına gerek kalmadan telefon ve benzeri araçlar aracılığıyla verilen banka hizmetleri İsim
(US) oturduğu evin sahibi
oturduğu evin sahibi
özel otomobil
ev bakımı
aile çevresi
memleket parası
ev konforu
yerli mallar İsim
evde kullanılan küçük bilgisayar
yerli tüketim
ev yemeği
memleket içi muhabir
memleket parası
(US) kendine mahsus çek
eve teslim
yerli talep
memleket içi talep
iç talep
(Br) yerli menkul değerler İsim
(Br) borsada belediye hisseleri İsim
ana dizin Bilgi Teknolojileri
oturduğu konutun kendisine ait olduğu kimse
iç ekonomi
memleket ekonomisi
evde özel eğitim
evde düzenlenen eğlence
ev ortamı
ev çevresi
memleket içi temsilci
kendi çiftliği
konut finansmanı İsim, Bankacılık
konut inşaatı finansmanı
memleket karasularındaki filo
(Br) memleket karasularındaki donanma
memleket içinde üstlenmiş kuvvetler İsim
memleket içinde üslenmiş kuvvetler İsim
dönüş navlunu
geri gönderilen yük

home away from home
Brit. is. kendi evi gibi (rahat, canayakın) yer.
It's a home from
home from home from home: Burası insanın kendi evi sayılır.
ev mefruşatı
kendine ait bahçe
(spor) kendi sahası İsim
(Br) milis kuvveti
anne yardımcısı
evde çalışan kadın yardımcı
zevk ve süs masrafları İsim
üssüne dönmek Fiil
(bomba) hedefine doğru düşmek Fiil
yerli sanayi
eve dönüş yolculuğu
dönüş yolculuğu
aile yaşamının zevkleri İsim
iç saha forması İsim, Spor
konut kredisi İsim, Bankacılık
evde yapılmış
(Br) yerli poster
iç pazar
yerli piyasa
bir örgütün genel merkezinin bulunduğu ülke ya da çoğrafi bölge
kendi evinin ipoteği
iç haberler İsim
memleket içi siparişi
oturduğu evin sahibi olma
şartlı tahliye edilen bir hükümlünün
el ya da ayak bileğine bağlanan elektronik sinyal veren bir şerit ile bulunduğu yerin saptanmasına dayalı şartlı tahliye sistemi
ev telefonu İsim, Telekomünikasyon
(politika) iç politika
iç politika
iç siyaset
doğma büyüme yerli halk
yerli üretici
yerli üretim
yerli ürünler İsim
yerli mallar İsim
yerli ihtiyaçlar İsim
milis
müstahfızlar İsim
askerlik çağı dışında kalanlar İsim
(Br) evde özel kasa
memleket içi satışlar İsim
birini bir yurda yerleştirmek Fiil
yerli menkul değerler İsim
memleket içi hizmeti
yerel radyo ya da televizyon istasyonu
evsahibi takım İsim, Spor
ev sahibi takım İsim, Spor
ev telefonu İsim, Telekomünikasyon
bir kimsenin memleketi
iç ticaret
iç ticaret
(Br) iç ticaret
(Br) iç ticaret
dahili trafik
(Br) kamu maliyesi
memleket içi kullanım
(Br) memleket içi kullanım
memleket içindeki değer
memleket içindeki değeri
(hekim) evde ziyaret
vatana dönüş yolculuğu
vatan karasuları İsim