1. zorunlu, zarurî, mecburî, gerekli, elzem.
    It's mandatory upon him to do so: Böyle yapmak zorundadır.
  2. emir/ferman icabı.
  3. mandaya ait.
  4. (bkz: mandatary ).
doğrudan uygulanan kurallar İsim, Milletlerarası Özel Hukuk
ortak vekil
(US) zaruret klozu
zorunlu beyan İsim, Uluslararası Hukuk
zorunlu açıklama
hak kazanan herkese ya da örgütlere tahsis edilmesi gereken bağış
zorunlu bağış
taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden talimat
müspet bir harekette bulunmayı emreden mahkeme emri
uyulması gereken talimat
(zorlayıcı) talimatlar İsim
(US) uyulması gereken talimat
(zorlayıcı) talimat
manda yetkisi
âmir hüküm Hukuk
(US) uyulması zorunlu hüküm
mecburi kota
mecburi kontenjan
zorunlu ödenim (tahvil sahibine ödenim tarihinden itibaren faiz yürütülmeyerek tahvil bedelinin namına
bankaya yatırıldığı veya kendine ödendiği durum
zorunlu yazanaklar İsim
zorunlu şartlar İsim
zorunlu emekliye ayırma
emir levhası İsim
amir kanun