1. beard ile ayni anlama gelir. (harflerde) çıkıntı, kuyruk.
  2. boyun, gerdan.
    neck of lamb.
  3. yaka, elbise/gömlek yakası.
    the neck of a shirt.
  4. (şişe/vazo vb.) boğaz.
    the neck of a bottle.
  5. boyun gibi şey, dar parça.
  6. kıstak, berzah: iki kara parçasını birleştiren dar arazi.
    a neck of land coming out from the coast.
  7. boğaz, iki denizi birleştiren dar su.
  8. (keman vb.) sap.
    the neck of a violin.
  9. Anatomi (kemik veya organda) boyun, dar kısım.
    neck of womb: rahim/dölyatağı boynu.
  10. dişin minesi ile kökü arasında hafifçe daralan kısım.
  11. Mimarlık (sütunun) başlık altı.
  12. Jeoloji sönmüş volkan ağzını dolduran katı lâv veya volkanik kaya.
  13. sevişmek, okşamak, kucaklaşmak, (cinsel münasebet yapmadan) öpüşüp koklaşmak.
    A boy and a girl necking
    in the back of a car. She likes necking, but she won't go all the way.
  14. kellesini kesmek, cellât etmek.
balıkçı yaka İsim, Tekstil Sanayii
boyun tutulması İsim, Hastalıklar
boyunluk İsim, Tıp ve Sağlık