1. izinli, izinde.
    He went home on leave: İzinli olarak evine gitti.
izinli olmak Fiil
izinde olmak Fiil
Ingiltere'ye izinle dönmek Fiil
izinle memleketine gitmek Fiil
izne çıkmak Fiil
izinli çıkmak Fiil
izinli olmak Fiil
uzun izin yapmak Fiil
uzun izin zni yapmak Fiil
hastalık izin zni almak Fiil
hastalık izninde olmak Fiil
(Br) şartlı tahliye edilmiş olmak Fiil
...'de kalıcı bir iz bırakmak Fiil
leke yapmak Fiil
birini etkilemek Fiil
yanar bırakmak Fiil
olduğu şekilde bırakmak, yanar bırakmak Fiil
olduğu şekilde bırakmak Fiil
zapta geçirtmek Fiil
tutanakta bırakmak Fiil
veresiye almak Fiil
kartvizitini bırakmak Fiil
birini kendi imkânlarıyla baş başa bırakmak Fiil
ayakaltı nda bırakmak Fiil
iddialarını birer birer çürütmek, savunmasız bırakmak.
raporlu