round the clock

gece gündüz, aralıksız, fasılasız, durup dinlenmeden, vira, biteviye.
They're working round the clock
to keep the runways clear.
fasılasız bombardıman
yirmi dört saat servis
yirmi dört saat hizmet
gece gündüz, aralıksız, fasılasız, ara vermeden, durup dinlenmeden, daimî, sürekli olarak, mütemadiyen.

The factory operated around-the-clock = the clock around = round-the-clock the clock until the order was finished.
Zarf
sürekli, aralıksız, daima, fasılasız, gece-gündüz, 24 saat devamlı, ara vermeden, durup dinlenmeden.

I am working round-the-clock the clock to finish this dictionary.
Sıfat
12 saat uyumak.