1. çok, külliyetli.
    so many men, so many minds: Ne kadar insan varsa o kadar da fikir var.
günlük
aynen (bu sözlerle).
He didn't say in so many words: Aynen öyle söylemedi.
I told him in so
many words: Ona aynen böyle söyledim.
aynen, açıkça, kesinlikle, kesin olarak.
He told me in so many words to go to Hell: Bana aynen
"cehennem ol!" dedi.
He did not say it in so many words: Aynen böyle demedi (fakat böyle demeğe getirdi).