may

  1. Noun Mayıs, yılın beşinci ayı
  2. -bilmek, -meli, -malı: izin, imkân, olanak, dilek vb. ifade eden yardımcı fiil.
    may I come in?
    Girebilir miyim?
    I may be wrong: Yanılmış olabilirim.
    It may rain: Yağmur yağabilir/yağması muhtemeldir.
    He may come tomorrow: (a) Belki yarın gelir, (b) Yarın gelebilir (gelmesine izin var).
    You may go: Gidebilirsin.
    It may be that … : Olabilir ki …
    May you live long: Çok yaşa!
    May they be happy: Mutlu olsunlar.
    If I may say so: Kusura bakmayın ama …
    I hope we may meet again: Umarım ki yine görüşürüz.
    He may not be hungry: Belki de acıkmamıştır (aç olmayabilir).
    I may (possibly) have done so: Öyle yapmış olabilirim.
    Run as he might he could not overtake me: Ne kadar koşsa beni yakalayamaz.
    We may/might as well stay where we are: Bulunduğumuz yerde kalsak daha iyi olur(du).
  3. yetenek/güç bildirir. Halen bu anlamda “
    can” kullanılıyor.
  4. (bkz: maiden )
  5. gençlik, hayatın ilkbaharı.
  6. 1 Mayıs şenlikleri.
  7. (bkz: hawthorn ).
  8. çiçek toplamak.
işe yarasın yaramasın fikrini söylemek Verb
her ne (hal) ise.
Ignorant as he is … : Ne kadar cahil olsa da …
ne olursa olsun, her ne pahasına olursa olsun.
He decided to get university education, come what may.
11 mayıs tarihli mektup bu bunuz
istersen …
You might just as well ask for the moon as for a bicycle, because you are not getting either:
Bisiklet yerine istersen ayı iste: hiçbirini alamayacaksın.
Mayıs elması (Podophyllum peltatum): Amerikada yetişen, sarımtrak yumurta biçimindeki meyvesi yenen bir bitki. Noun
bu bitkinin meyvesi.
mandrake, Indian apple ile ayni anlama gelir. Noun
olası
1 Mayıs, Bahar Bayramı.
Allah arttırsın
Allah versin
Allah eksikliğini göstermesin
Allah utandırmasın
Allah selamet versin
Allah kavuştursun
kör olası!
Mekânı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin.
İzin verir misiniz/Müsaade eder misiniz? (Bilhassa okullarda öğrenciler helâya gitmek için bu sözlerle izin isterler).
Girebilir miyim?
Hayırlı olsun.
hayrını gör!
(kısaltılmışı).
Bahar (bayramı) kraliçesi. Noun
Mekânı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin.
canı çıksın
hawthorn Noun
pekâlâ … olabilir.
You may well ask: Pekâlâ sorabilirsiniz.
It may well rain before tonight:
Gece yarısından önce pekâlâ yağmur yağabilir.
ile rayihalandırılmış ve bazen içine ananas ve portakal dilimleri konularak içilen beyaz şarap. Noun
Allah ömürler versin
geçmiş olsun !
! Allah feyzini daim etsin/gölgeni üstünden eksiltmesin.
cezası aynı olduğundan daha ağır suçu da işlemek.
tuvalete gidebilir miyim?
Kimseyi hakir görme/En hakir gördüğün insanın bile bir hakkı vardır/Kendini bukadar büyük görme.
kimin olacaksa onun hesabına
uygun bulunduğu takdirde
durum gerektirdiği takdirde
ihtiyaç halinde
gerektiği zaman
gerektiğinde
durumun gerektireceği üzere
duruma göre.
durum gerektirdiğinde
malum olduğu gibi
bir davanın kapalı celsede bakılmasını talep etmek Verb
delişmen
başıboş
pervasız
davranışları çılgınca
ne derse desin
tabiri caizse Adverb
adeta Adverb
deyim yerindeyse Adverb
ipotek edilebilir arazi
bir davanın ertelenmesini talep etmek Verb
buraya çöp atılamaz
muhtemelen tanıdığınız insanlar
Karada Çıkabilecek Yangınlarla, Deniz, Liman veya Kıyıda Çıkıp Karaya Ulaşabilecek ve Yayılabilecek veya
Karada Çıkıp Kıyı, Liman ve Denize Ulaşabilecek Yangınlara Karşı Alınabilecek Önleme, Söndürme ve Kurtarma Tedbirleri Hakkında Yönetmelik
Proper Name, Law
buraya çöp atılmaz
olabilir
ilgili makama Adverb
ilgili şahsa
gidebilirsiniz
İstiyorsan senin olsun/Dilediğin zaman senindir.
beni referans verebilirsiniz
May Noun