in full

  1. tam, etraflı.
  2. (a) tam olarak, noksansız, eksiksiz.
    The account has been paid in full. (b) kısaltmadan.
kendine tamamıyla hâkim olmak Verb
alacaklılarına borcunun tamamını ödemek Verb
alacaklılara borcunun tamamını ödemek Verb
adını soyadını yazmak Verb
adıni , soyadını yazmak Verb
adını açık olarak yazmak Verb
tam ciro etmek Verb
kısmen veya tamamen Adverb
tam ciro etmek Verb
tamamıyla ödenmiş para
tamamıyla ödenmiş para
tamamıyla geri ödenen para
bir meblağın tamamını ödemek Verb
tamamını ödemek Verb
defaten ödeme
tam ödeme
bir mektubu bütünüyle yayımlamak Verb
genel makbuz
bütün bakiyenin alındığına dair imza vermek Verb
genel makbuz kesmek Verb
birine borcunu itfa etmek Verb
bir borç senedini tamamıyla ödemek Verb
tamamıyla ödeme
paraf atmak yerine tam adıyla imzalamak Verb
tam adıyla imzalamak Verb
tam yazmak Verb
kelimenin tam anlamıyla
tam faaliyet halinde
tam ve son ödeme
tepeden tırnağa kadar zırhlı/silahlı.
(a) bağırarak/havlayarak peşinden koşma/kovalama.
The dogs were in full cry after a fox.
The
crowd was in full cry after the thief: Kalabalık bağrışarak hırsızı kovalıyordu. (b) şiddetle isteme/hücuma geçme.
tuvalet giymiş
resmi elbiseli
eksiksiz
tam sayılı
tam olarak yürürlükte Adjective, Law
en yüksek viteste
tam faaliyette
tam çekilme/ric'at halinde.
resmi giysiler içinde
pupa yelken.
parlamentonun bütün üyelerinin hazır bulunduğu toplantı
taleplerin tamamıyla ödenmesi
tam sayılı (kadrolu) eksiksiz
tam faaliyette
en canlı ve hareketli durumda
gözönünde, alenen, açıkça, alenî olarak.
tam göz önünde.
...'in gözü önünde Adverb
tam istihdam halinde olmak Verb
tam işler durumda olmak Verb
tam çekilme halinde olmak Verb
tam gaz devam etmek Verb
en son noktasına varmak Verb
en civcivli zamanında olmak Verb
tam moda olmak Verb
tam yürürlüğe girmiş olmak Verb
birinci (göbek) dereceden kardeş çocuğu
bütün gücüyle (çalışmak).
peşin veya taksitle ödemek Verb
defaten veya taksitle ödemek Verb
aynen yürürlükte kalmak Verb, Law
herkes tarafından görülmek Verb
tam sağlığı yerinde olmak Verb
iş politikasına olan tam güven
yakından izleyen/takip eden (köpekler için söylenir).
tam bolluk içinde yaşamak Verb