lane

  1. patika, dar yol, geçit.
  2. dar sokak, belirlenmiş dar yol/iz, kanal, mecra.
  3. Automobiles şerit, yol şeridi, geniş karayollarında bir arabaya ayrılan sınırı çizgilerle işaretli şerit.
  4. (koşu/yüzme) her yarışmacıya ayrılan şerit.
  5. deniz/hava seyrüsefer yollarından herbiri.
  6. (bkz: lone, alone ).
    his lane = himself alone: yalnız o/kendisi.
    my lane = myself alone:
tırmanma şeridi
hızlanma şeridi Noun, Transport
araba sollamak için hız yapma şeridi
hava geçidi, hava yolu, uçakların normal uçuş yolu. Noun
bisiklet yolu
otobüs yolu. Noun
orta şerit
tırmanma şeridi
ağır giden arabalara ayrılmış şerit
arabalar için ağır gitme yolu
üç şeritli yol
yavaş araba sürenlerin kullandığı şerit
süpermarkette az sayıda mal satın alan müşterilerin kullanımına tahsis edilmiş dışarı çıkış yolu
ekspres karayolu
hızlı taşıt youlu: hızlanıp öndeki taşıtı geçmek için ayrılan yol şeridi. Noun
hızlı yaşam: hareketli, başarılı, çok masraflı yaşayış. Noun
sola dönecek sürücüler için işaret
ağaçların bulunmadığı yol
kalkış şeridi
orman içi yol
dört şeritli yol
yolun ortasındaki beyaz çizgi
soldan giden trafik şeridi
âşıklar yolu. Noun
iç şerit
yaya yolu
öncelikli yol
deniz yolu
yol şeridini değiştirmek Verb
tercihli yol
üç şeritli yol
trafik şeridi
iki şeritli (yol
trafik şeridi disiplini
trafik şeridi işareti
gemi rotası Noun
usulsüz şerit değiştirme
bir şeritten diğerine geçmek Verb
dört şeritli otoyol
dört şeritli trafik yolu
yanlış şeritten gitme

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Kuş yuvası