1. Pronoun beni, bana.
    He saw me: O beni gördü.
    Give me the book: Kitabı bana ver.
    He brought me
    flowers: Bana çiçek getirdi.
  2. Pronoun (edattan/fiilden sonra) ben.
    without me: bensiz, ben olmaksızın.
    It's me: Ben'im.
    That's
    me on the left of the photograph: Fotoğrafın solundaki ben'im.
  3. Pronoun (bazen
    my yerine kullanılır):
    Did you hear about me getting promoted? Terfi ettiğimi duydun mu?
bana göre
fikrimce
hareket planı
yardım programı
İzninizle Adverb
Müsaade ederseniz Adverb
Müsaadenizle Adverb
bir program düzenlemek Verb
bence
bana gelince
programa koyulmuş olmak Verb
Allah seni inandırsın
aramızda, gizli.
between you and me, I think he's rather stupid: Söz aramızda, bence o aptalın biridir.
radyo yayın programı
inşaat programı
program değişikliği
kapsamlı program
inşaat programı
(reklamcılık) ortak program
program yapmak Verb
seçim programı
bir program geliştirmek Verb
pardon
neme lâzım, ne haddime, asla, kat'iyen, Allah esirgesin, bana göre değil, ben yapamam.
Far be it from
me to call him thief: Ona hırsız demek benim ne haddime!
taraf ımdan
beni görmeyi kafa sına koymuş
bana karşı soğuk davrandı
beni öldürecek
konut inşaat programı
bana ait
bana öyle geliyor ki
bana göre hava hoş
hanımlar saati
yasama programı
üretim programı
ilk deneyimler
denizaşırı (yabancı) ülkelere yapılan radyo yayın programı
pardon
parti programı
affınızı rica ederim
politik program
üretim programı
(US) radyo programı
önceden kaydedilmiş program
eğlence programı
reform programı
yardım programı
bilmem, bilmiyorum, ne bileyim.
vallahi, billâhi, doğrusu bu, ister inan(ın) ister inanma(yın), şerefim hakkı için.
That's exactly
what happened, so help me.
I'll pay you, so help me: Vallahi borcumu ödeyeceğim.
o sözüyle başa taş attı
habersiz yapılan sınavda çuvalladım.
Buna akıl erdiremem/aklım ermez.
bana.
from me: benden.
iki beden büyük
bilgim dışında Adverb
benden habersiz Adverb
canım ne zaman isterse, aklıma estiği zaman.
sözlerle tarif edemem
sözlerle tarif edemem
ne diyeceğimi bilemiyorum
dilim tutuldu
kelimeler kifayetsiz kalıyor
söyleyecek söz bulamıyorum
çalışma programı
Ben faka basmam! Yağma yok!
You won't catch me doing that again: Bir daha mı, tövbeler tövbesi!
gene de beni uyarman gerekirdi
ilk amacın kişinin kendini tatmin etmesi olduğunu belirten medya sözcüğü
bencil kuşak
(Lat) benim fikrime göre
piyasada bulunan bir ürünün taklidi
... bende gaz yapıyor.
... benden.
...'i ben ödeyeceğim.
Eyvah! Aman, aman!
Dear me! Olur şey değil! Allah Allah! Yok canım! Ne yazık! Vah vah!
Ben yardımcı olayım. Sentence
silahlanma programı
zerre kadar fikrim yok.
Bilmem.
Bilmem ki.
Bilmiyorum.
Hiçbir fikrim yok.
şaşkınlık
vb ifadesi Noun
vay canına Verb
şu işe bak Noun
Şu işe bak! Sentence
Vay canına! Sentence
benimle gel
Yanlışsam düzeltin. Sentence
Ben yokum.
Beni sayma.
Aman Allahım! Allah Allah! Vah vah! Aman deme (Allahaşkına)! Yarabbi! Sahi mi!
“Mr. S is ill again.”
“dear me! I'm sorry to hear that.”
kalkınma programı
bu söz benim için de geçerlili mi ?
Yanlış anlama.
yalancı çıkarma !
Üstüme gelme.
Benimle oynama.
acil yardım programı
merakımı mazur görün ama ...
yöneticileri geliştirme programı
Bana uyar.
Bana uyar.
Cuma günü müsaitim.
Cuma bana uyar.
Yaklaşma bana!
Uzak dur benden!
Yok artık!
Hadi canım!
Yapma Allah aşkına! Sentence
bana telefon et
sonunda bana açıldı
kararı beni şahsen etkilemiyor
hafızam beni yanıltmıyorsa Adverb
yanlış hatırlamıyorsam Adverb
yanılmıyorsam Adverb
hafızam beni yanıltmıyorsa
Beni çıldırtıyor/ çileden çıkarıyor.
Bana öyle geliyor ki ...
Bana hitap ediyor. Sentence
… : bana öyle geliyor ki …
Benim için farketmez. Sentence
Benim için hepsi bir. Sentence
Bana farketmez. Sentence
Buna akıl erdiremem/aklım ermez.
Birşey soracağım, ...
beni rahat bırak
Öncelikle şunu söyleyeyim ki, ...
Bir bakayım.
arz edeyim
Sözümü bitireyim.
dur bir dokunayım
Haber verirsin.
Haberim olsun.
sizi tutmayalım
adı lazım değil
Beni seviyorsan dostlarımı da seversin.
Biraz komik olacak, ama ...
dokunulmaz (kişi/şey).
basü badelmevtten sonra İsanın Mary Magdelene'e görünüşünü tasvir eden resim.
“dokunma! müdahale etme!” ihtarı.
Soğan bana dokunuyor.
canlandırıcı içki ya da ilaç
ferahlık verici bir olay
program analizi
programın açıklanması
program tabanı (bir televizyon programının tahmini maliyeti
bütçe yapımında uzun vadeli hedeflerin dikkate alınması
bir ya da daha çok istasyonun yayınladığı bir radyo ya da televizyon programını alan kişiler ya da hane
halkları ya da nüfusun yüzdesi
Noun
program akışı
program yönetimi
olay sırasına veya bir sahne eserine göre düzenlenmiş müzik
rakip program (başka bir istasyondaki rakip bir radyo ya da televizyon programı
(radyo) program geçidi
program plancısı
televizyon prodüktörü
program prodüktörü
hazır giysi
konfeksiyon giyim
yeniden silahlanma programı
Deniz havası bana iyi geliyor.
bilmiyorum
kimliğini ispat et
Vallahi, Allah şahidim olsun, namus ve şerefim üzerine yemin ederim.
I swear to tell the truth, so help me God.
! (a) (yemin) Allah şahittir, (b) Allah yardımcım olsun!
İçimden bir ses diyor ki, ...
Doğru söyle.
buyur buyrun
Hiç aklıma gelmedi.
bu benim için de geçerli
bu beni çok masrafa sokacak
geçen sefer verdiğinizden
bu bana büyük zevk veriyor
Aramızda kalacak.
neden ille ben
bunu yutmam
(Vallahi) bunu bilmiyorum.
Sen benim için yoksun artık!
Bittin sen.
Öldün sen.
backing up of a candidate
long dash Information Technology

Turkish Dictionary (Kubbealti Turkish Dictionary)

  1. M harfinin adı
  2. Koyun ve ... çıkardığı ses
  3. bk. –ma
  4. bk. –ma–