monitör

tansiyon aleti Noun, Medical Equipment
tansiyon aleti Noun, Medical Equipment
görüntü birimi Information Technology
donanım monitörü
melez monitör
sınıf mümessili, sınıfta düzeni korumakla görevli öğrenci.
uyarıcı/ikaz edici şey.
denetlik, monitor, izleme/gözlem düzeni, bir makinenin/sistemin çalışmasını izleyen/denetleyen/yazan cihaz.
(a) (ABD'de eskiden) kıyı koruma gemisi, (b)
b.h. bu gemilerden ilkinin adı: Monitor (1862). Maritime Traffic
uyarıcı kertenkele
(Varanidae): Afrika, G. Asya ve Avustralyada bulunan ve timsahların varlığını
haber veren iri kertenkele.
Zoology
denetlik: stüdyoda yayının niteliğini gözlemeye yarayan alıcı.
uyarıcı kimse.
ışınuyarı aygıtı: radyoaktivite varlığını haber veren cihaz.
izlemek, gözlemek, denetlemek, nezaret etmek, uyarmak.
He monitored the whole TV debate to be sure
the contestants got equal coverage. I'm monitoring the class during the math exam.
monitör Noun, Information Technology
kontrol odası Noun
kontrol ekranı
gönderilen kaliteyi kontrol etmek için verici istasyona konulan
yüksek kaliteli monitör alıcı
proje izleyicisi Noun
televizyon monitörü
video monitörü (kanal seçimi olmayan bir televizyon aygıtı
video monitörü
görüntü monitörü Information Technology
  1. Noun, Information Technology monitor
  2. erector
hardware monitor
video monitor Information Technology
television monitor
video monitor
hybrid monitor
to monitor Verb
monitoring desk Noun

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Îmal edilen ... yarayan âlet