politics

  1. Noun politik yönetim bilim ve tekniği, devlet yönetimi sanatı/ilmi.
  2. Noun siyasal yönetim, siyasal işleri/partileri yönetme.
  3. Noun siyasî işler.
  4. Noun siyasî yöntem ve manevralar.
  5. Noun siyasal ilke ve düşünceler.
  6. Noun politikacılık, siyaset, siyasî entrika ve düzenler, mevki ve iktidarı elde etmek için başvurulan kurnazca düzenler.
hayatının büyük kısmını politikada geçirmek Verb
(her iki taraftan politik destek görmek umuduyla taraf tutmaya yanaşmayan generallerin tutumu ; işadamlarının
sık benimsediği bir davranış biçimi
politikalar üstü
politik fikir ayrılığı olmamak Verb
özellikle tarım ürünlerinin dağıtımı gibi tarımla ilgili politika
politika mücadele alanı
politik entrikalar Noun
siyaset alanında etkisi olmak Verb
siyasetin çevrintisine çekilmek Verb
politikayla uğraşmak Verb
siyasetle uğraşır olmak Verb
zorla uluslararası politikaya itilmek Verb
politika ile vakit geçirmek Verb
politikaya karışmış olmak Verb
siyasal yorumcu
bir partinin belirli bir bölgedeki yerel sorunlara dikkatini yoğunlaştırdığı politik eylem kavramı
eğlence kabilinden politika ile uğraşmak Verb
amatör olarak
amatörce politika ile uğraşan kişi
politikayla uğraşmak Verb
siyasetle uğraşmak Verb
seçim kampanyası sırasında ahlak dışı uygulamalar Noun
çirkin politika
politikada rakip gruplar arasında ihtilaf
(US) iç politika
seçim politikası Noun
politikaya atılmak Verb
siyasete girişmek Verb
politikaya girmek Verb
politikaya atılmak Verb, Politics-Intl. Relations
siyasete atılmak Verb, Politics-Intl. Relations
bir ülkenin dünya politikasına girişi Noun
siyasetten uzaklaşmak Verb
etnik siyaset Noun, Politics-Intl. Relations
siyasete pek ilgi duymamak Verb
siyaset alanı
devrimci politika
dış politika
politikaya bulaşmak Verb
politikaya atılmak Verb
siyasete aklı ermek Verb
siyasetle alakası kalmamak Verb
iç siyaset
kimlikçi politika Noun, Politics-Intl. Relations
kimlikçi politika Noun, Politics-Intl. Relations
politik alanda
politika alanında
iç politika
belediye politikası Noun
yerel politika
politikayı iş haline getirmek Verb
politikaya karışmak Verb
siyasete atılmak Verb
politika yaşamı âdetlerinin sıkıntılı yanları Noun
büro entrikaları Noun
parti politikası Noun
partizan politikası Noun
parti politikası Noun
politika oyunu oynamak Verb
politika yapmak, siyasî çıkarlarına göre davranmak.
parti kazancını kamu çıkarlarının üstünde tutma
hakikat ötesi siyaset Noun, Politics-Intl. Relations
kuvvet politikası, askerî güçle yürütülen milletlerarası diplomasi. Noun
hemen uygulanabilecek ve sonuç aldırıcı planlar Noun
politikalar Noun
emekçi politikası Noun, Politics-Intl. Relations
siyaset sahnesini bırakmak Verb
reel politika Noun, Politics-Intl. Relations
(US) politikacıların toplantılarda konuştukları ve insanlarla tanıştıkları politik amaçlı geziler Noun
siyaset yapma hakkı Noun, Rights-Freedoms
sağcı politika
(konuşma) politika üzerinde dönüp durmak Verb
mezhepsel siyaset Noun, Politics-Intl. Relations
geçici önlemler politikası Noun
siyasal bilimler okumak Verb
politika ile ilgilenmek Verb
siyasete karşı pek ilgi duymamak Verb
politika konuşmak Verb
(US) özellikle televizyonda
medya kanalıyla yapılan seçim kampanyası Noun
dünya politikası Noun
dış siyaset