severance

  1. Noun ayır(ıl)ma, böl(ün)me, tefrik etme, kopar(ıl)ma, parçala(n)ma.
  2. Noun (ilişkiyi/alâkayı) kesme.
    Violence which led to (a) severance of relations between the 2 countries.
  3. Noun (mülkü) parçalara ayırma.
  4. Noun ayırt etme, fark gözetme.
(US) kıdem tazminatı
işten ayrılan ya da emekliye ayrılan bir kimsenin işten ayrılışında aldığı para
(US) kıdem tazminatı
tefrik kararı Noun, Law
davaların tefriki Noun, Law
davaların tefriki
davanın tefriki
müşterek mülkiyetin münferit mülkiyete çevrilmesi
diplomatik ilişkilerin kesilmesi
işten ayrılma ödentisi.
kıdem tazminatı Noun, Employment
(US) personel tensikatı planı
tarımsal ürünler
istihraç vergisi
toprak ürünleri vergisi
madenler üzerinden alınan vergi (devlet payı
(US) kıdem tazminatı
tarımsal ürünler , madenler üzerinden alınan vergi
ihbar ve kıdem tazminatı Noun, Employment
kıdem tazminatı karşılığı Noun, Accounting
kıdem tazminatı provizyonu