spur

  1. mahmuz.
  2. saik, teşvik, kışkırtıcı/tahrik edici şey.
  3. (kuşların ayaklarında) mahmuza benzer çıkıntı.
  4. horoz mahmuzu.
  5. Geography çıkıntı: iki koyak arasında sivri bir uçla son bulan yer biçimi.
  6. Botany (a) çiçeklerin sivri çıkıntılı kısmı, (b) çiçekli sürgün.
  7. Railways
    spur track ile ayni anlama gelir. yan hat, kısa şube hattı.
  8. destek, payanda, duvarı destekleyen çıkıntılı kısım.
  9. mahmuzlamak.
  10. atı dört nala sürmek.
    They spurred through the forest.
  11. mahmuz takmak.
  12. tahrik/teşvik etmek, kışkırtmak.
topuk dikeni Noun, Medicine
derhal
alelacele
açık artırmayı canlandırmak Verb
konik dişli
düz dişli çark.
konik dişli
teşvik etmek Verb
demiryolu şube hattı
düz dişli çark.
hemencecik, derhal, ânında, alelacele, irticalen, hazırlanmadan, düşünmeye vakit kalmadan, sümmettedarik.