1. İsim sadme, darbe, vuruş, çarp(ış)ma.
  2. İsim sarsıntı, sars(ıl)ma.
    The shock of the explosion was felt far away.
  3. İsim ânî/şiddetli ruhî etki, ruhî sarsıntı, manevî darbe.
    The bad news left us all speechless from shock.
  4. İsim sarsıcı olay.
    His death was a shock to us all.
  5. İsim, Tıp şok, travma; ağır bir yaralanma/ameliyat ve kan kaybının vücuttaki etkisi (terleme, sararma, nabzın yavaşlaması,
    tansiyon düşüklüğü şeklinde belirir).
  6. İsim elektrik çarpması.
  7. İsim (bkz: shock absorber ).
  8. İsim dokurcun, başak demetleri kümesi.
  9. İsim karmakarışık yığın, taranmamış/kıtık gibi kabarık saç.
    shock-headed: kaba ve karmakarışık saçlı.
  10. Fiil sars(ıl)mak.
  11. Fiil şiddetle çarpmak.
  12. Fiil son derece hayret/nefret/korku/tiksinti uyandırmak.
    It shocked me to see how he treated his children.
  13. Fiil elektrik akımına çarptırmak.
    He got shocked when he touched electric wire.
  14. Fiil (madende) kuvvetli iç gerilmeler meydana getirmek (gayrımuntazam ısıtarak vb.).
  15. Fiil demetleri yığmak.
kur şoku İsim, Ekonomi
döviz kuru şoku İsim, Ekonomi
hayatının şokunu yemek Fiil
bir darbenin etkisini yok etmek Fiil
bir sesi örtmek Fiil
anaflaktik şok İsim, Tıp ve Sağlık
anafilaktik şok İsim, Tıp ve Sağlık
mısır sapı destesi. İsim
ekin sarsıntısı, kültürel sarsıntı/şok: kendisininkinden büsbütün farklı bir ekinsel/kültürel ortam içinde
kişinin uğradığı şaşkınlık, sersemleme, üzüntü, hayal kırıklığı vb.
İsim
kültür şoku İsim, Sosyoloji
kur şoku İsim, Ekonomi
döviz kuru şoku İsim, Ekonomi
şok etmek Fiil
şok vermek Fiil
deprem şoku
elektrik çarpması İsim, Tıp ve Sağlık
cereyan çarpması
elektroşok
elektrik şokları yoluyla tedavi
dışsal şok İsim, Ekonomi
dış kaynaklı şok İsim, Ekonomi
gelecekteki bocalama: hızlı toplumsal ve teknolojik gelişmeye çabuk uyamamaktan doğan ruhsal/bedensel sarsıntı. İsim
güç koşullar altında işe uyma veya karar almada kişilerin/kurumların geçirdiği bunalım. İsim
kur şoku İsim, Ekonomi
döviz kuru şoku İsim, Ekonomi
sarsmak Fiil
ensülin şoku: kana fazla ensülin verilmesi sonucu kandaki şeker oranının azalmasından ilerigelen baygınlık/koma hali.
sinir krizi
septik şok İsim, Tıp ve Sağlık
savaştan ileri gelen ruhsal çöküntü
ruhsal yara yaratacak şok
sönümleç, amortisör, tampon. İsim
darbe emici İsim, Makine
amortisör bloku
amortisör yayı
şok analizi İsim, Rekabet Hukuku
(araba) amortisör
kabarık ve karmakarışık saçlı
(sigorta) kaza hasarı
beklenenden büyük hasar
ani işten kovma
sarsıntı sağaltımı, şok tedavisi: çıldırıya tutulanları insülin, kardiyozol gibi ilâçları yüksek dozda
iğneleyerekda beyine yüksek gerilimli elektrik vererek sağaltma yöntemi
(electroconvulsive therapy).
İsim
sarsıntı sağaltımı, şok tedavisi: çıldırıya tutulanları insülin, kardiyozol gibi ilâçları yüksek dozda
iğneleyerekda beyine yüksek gerilimli elektrik vererek sağaltma yöntemi
(electroconvulsive therapy).
İsim
hücum/baskın birlikler İsim
sarsım dalgası: (a) yayılma hızı birdenbire ses hızını geçen ses ve hava akışında sıcaklık, basınç ve
yoğunluk artışı şeklinde beliren süreksizlik yüzeyi (süpersonik uçakların kanatları yöresinde olduğu gibi), (b) deprem, şiddetli patlama vb.'den ileri gelen benzer olay.
İsim
yol işçisi
elektrik şoku tedavisi
hidrolik amortisör
hidrolik fren amortisörü
seçim sonucunun şokunu atlatmak Fiil