= shipping order.
birisi, bir kimse.
You can meet someone you like. Zamir
bir şeyi birinin hesabına geçirmek Fiil
birine para yardımında bulunmak Fiil
birini eve davet etmek Fiil
birini görevlendirmek Fiil
birinin arkasından konuşmak Fiil
birinin hakkında kötü konuşmak Fiil
birini hedeflemek Fiil
biriyle aşk ilişkisi yaşamak Fiil
birinin üstüne gitmek Fiil
birini kolayca alt etmek Fiil
birşeyde birinden önce davranmak Fiil
birinin aklını başından almak Fiil
birini ülkenin başına getirmek Fiil
birilerinin ilişkisini iyileştirmek Fiil
birini yargıcın huzuruna çıkarmak Fiil, Hukuk
birini mahkemeye çıkarmak Fiil, Hukuk
biriyle karşılaşmak Fiil
birini tanık göstermek Fiil
birine ağzına geleni söylemek Fiil
birine birşey demek Fiil
birini karalamak Fiil
birini oyuncu olarak seçmek Fiil, Sinema
birini oyuncular arasına seçmek Fiil, Sinema
birine rol vermek Fiil, Sinema
birine birinin yanında rol vermek Fiil, Sinema
birine birinin karşısında rol vermek Fiil, Sinema
birini suç ortaklığıyla suçlamak Fiil
birini itham altından kurtarmak Fiil
birine birşeyi öğretmek Fiil
birini çok ağır eleştirmek Fiil
birini almak için gelmek Fiil
birini arzuladığını açıkça belli etmek Fiil
birini gafil avalamak Fiil
birini bir şey için kutlamak Fiil
birini zorla tutmak ; birini bir şey yapmaya zorlamak .
birinin suçunu örtbas etmek Fiil
bir şeye karşı olduğunu belirtmek Fiil
birini geciktirmek Fiil
birini oyalamak Fiil
birinin gecikmesine neden olmak Fiil
birini tutmak Fiil
birini alıkoymak Fiil
birini birinin eline teslim etmek Fiil
birini birinin ellerine bırakmak Fiil
birini birine teslim etmek Fiil
biriyle cinsel ilişkiye girmek istemek Fiil
birini cinsel olarak arzulamak Fiil
şevkinı kırmak Fiil
birini ihbarsız işten çıkarmak Fiil
birini eleştirmek Fiil
biriyle berabere kalmak Fiil, Spor
birini burun farkıyla geçmek Fiil
sonunda biriyle aynı duruma düşmek Fiil
birini sekreter olarak almak Fiil
birinin birşeyle uğraşmasını sağlamak Fiil
birini yerleştirmek Fiil
birinin birşey olduğunu açığa çıkarmak Fiil
birini birşeye maruz bırakmak Fiil
birini hayal kırıklığına uğratmak Fiil
birini yüzüstü bırakmak Fiil
birinden destek görmek Fiil
birini birşey yüzünden cezaya çarptırmak Fiil
etek öpmek Fiil
birini kurtarmak Fiil
birini serbest bırakmak Fiil
birini salıvermek Fiil
birini tahliye etmek Fiil
birini özgür bırakmak Fiil
birine zaman kazandırmak Fiil
birinin üstünü aramak İsim
(US) bir kimsenin üstünü aramak Fiil
birine birşey yaptırmak Fiil
birini ceza almaktan kurtarmak Fiil
birinin kaçmasına yardım etmek Fiil
biri için birşeyi satın almak Fiil
birini işten kovmak Fiil
birini tedavi etmek Fiil
(spor) birine avans vermek Fiil
biriyle yatmak Fiil
biriyle cinsel ilişkide bulunmak Fiil
biriyle birlikte olmak Fiil
biriyle cinsel ilişkiye girmek Fiil
bir şeyi bedava ele geçirmek Fiil
birini hapis tutmak Fiil
bağışlamamak Fiil
birinin biri olduğunu tespit etmek Fiil
birinin biri olduğunu ortaya çıkarmak Fiil
birinin biri olduğunu teşhis etmek Fiil
birini biriyle özdeşleştirmek Fiil
biriyle özdeşleşmek Fiil
birine güven telkin etmek Fiil
.: (birisi için) ötünmek, şefaat etmek.
He interceded with the governor for me, and I was saved. To
intercede with the father for (on behalf of) the daughter.
birini biriyle tanıştırmak Fiil
birini birine tanıştırmak Fiil
birşeyi birine tanıtmak Fiil
birini göndermek Fiil
birini haberdar etmek Fiil
birini birşeyle baş başa bırakmak Fiil
birini birşeye yöneltmek Fiil
birini birşeyin yanına götürmek Fiil
birinin birşey yapmasına imkân tanımak Fiil
birşeyi birine anlatmak Fiil
birini ayarlamak Fiil
birinin bakımını üstlenmek Fiil
birine bakmak Fiil
birinden destek beklemek Fiil
aynı kefeye koymak Fiil
aynı saymak Fiil
birini kaygılandırmak Fiil
konuşturmak Fiil
birini bekletmek Fiil
birini zorla bir yere sokmak Fiil
birini biriyle buluşturmak Fiil
birini birine ayarlamak Fiil
biriyle biri arasında çöpçatanlık etmek Fiil
birinin adından esinlenerek birini adlandırmak Fiil
birine birinin adını vermek Fiil
birini bir göreve getirmek Fiil
birine birşeyin parasını vermek Fiil
birini yerleştirmek Fiil
birini gizlice görevlendirmek Fiil
birini başkasına karşı kendine alet etmek.
birini birine 100 dolar vermesi için ikna etmek Fiil
birine dava açmak Fiil
birine birşeyi sağlamak Fiil
birini içeri atmak Fiil
birine birini vermek (telefonda) Fiil
birine birini ayarlamak Fiil
birini birine bağlamak (telefonda) Fiil
birini biriyle tanıştırmak Fiil
birini birine bağlamak Fiil
biriyle birini görüştürmek Fiil
biriyle birinin telefonda görüşmesini sağlamak Fiil
telefonla birini birine bağlamak Fiil
birini yardıma ehil kılmak Fiil
sıygaya çekmek Fiil
birine değer vermek Fiil
birini paylamak Fiil
birini azarlamak Fiil
birini bir hale sokmak Fiil
birini bir hale koymak Fiil
birine ad ıyla atıfta bulunmak Fiil
birini birine havale etmek Fiil
birini birine sevk etmek Fiil
önlem olarak birini tutuklu tutmak Fiil
tutmak Fiil
birinin işten ayrılmamasını sağlamak Fiil
görevlendirmek Fiil
işe almak Fiil
birinin çalışmaya devam etmesini sağlamak Fiil
birini şüphe altından kurtarmak Fiil
bir kimsenin üstünü aramak Fiil
birini dışarı çıkarmak Fiil
birini daha önce görmüş olmak Fiil
birini hapse tıkmak Fiil
birini büyükelçi göndermek Fiil
birini öldürmek Fiil
birine iş vermek Fiil
birbirine düşürmek Fiil
birini birine düşman etmek Fiil
biriyle birinin arasını bozmak Fiil
birine cinsel tacizde bulunmak Fiil, Hukuk
birini gezdirmek Fiil
birini susturmak Fiil
başkası İsim
başka biri
birinin başında durmak Fiil
birini savunmak Fiil
birine birşey temin etmek Fiil
tevkif etmek Fiil
birini birşeyle suçlamak Fiil
birinin aleyhine işlemek Fiil
birini birinden ayırt etmek Fiil
biriyle birini ayırt etmek Fiil
birine dobra dobra söylemek Fiil
gözünde birinin itibarı azalmak Fiil
birinin dostluğunu/sevgisini kazanmaya çalışmak.
ikaz etmek Fiil
birini işe alıştırmak Fiil
birini yanıltmak Fiil
birini tongaya düşürmek Fiil
birinin sabrını zorlamak Fiil
birinin ısınmasını sağlamak Fiil
birinden kurtulmak Fiil
birini yenmek Fiil
birini mağlup etmek Fiil
birini öldürmek Fiil
biri üzerinde etkili olmak Fiil
biri adına çalışmak Fiil
birini çok kızdırmak Fiil