defect

  1. Noun, Advertising defo
  2. Noun, Civil Law ayıp
  3. kusur, arıza, bozukluk, sakatlık.
    The television was returned because of a defect. a defect in hearing.
  4. noksan(lık), eksiklik.
    Her insensivity is a defect in her character.
  5. yanılgı, bozgu, hata.
uçak arızası
(satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılabilecek ayıp
satılmış olan şeyde basit bir incelemeyle anlaşılabilen ayıp
görünürdeki bozukluk
aşikâr hata
bir kusurdan sorumlu olmak Verb
kalıtım bozukluğu
inşaat kusuru
yapı hatası Noun
düzeltilebilir bozukluk
bir kusuru düzeltmek Verb
bozukluğu düzeltmek Verb
hatayı düzeltmek Verb
kusurun ispatı
şekli kusur
biçim bakımından noksanlık
kusursuz
özürsüz
yaradılıştan var olan kusur
içinde bulunan kusur
kendiliğinden kusur
yaradılıştan olan kusur
gözle görülmeyen hata
yetki eksikliği
bir arızayı tespit etmek Verb
bir kusuru gidermek Verb
imalat hatası Noun
üretim hatası Noun, Trades-Professions
kütle eksiği: bir atom çekirdeği kütlesi ile onu oluşturan çekinciklerin kütleleri toplamı arasındaki
fark (çekirdeğin oluşumu esnasında açığa çıkan enerjiyi belirler). binding energy
maddi kusur
maddi hata
akıl hastalığı
akıl zayıflığı
akıl dengesizliği
zihin özürü
önemsiz kusur
bir bozukluğu bildirmek Verb
bir kusuru bildirmek Verb
engelleyici kusur
aşikâr kusur
hıyar-ı ayb Noun, Law
aşikâr kusur
algı bozukluğu
fiziksel kusur
bedensel sakatlık
satılan şeydeki dıştan görülmeyen ayıp
satış akdinin iptalini gerektirebilen
malın satıcıya iade edilmesini gerektirecek kusur
bir bozukluğu ortaya çıkarmak Verb
bir kusuru açığa vurmak Verb
konuşma bozukluğu
yapısal kusur
yapısal bozukluk
bir bozukluğu gidermek Verb
mülkiyete gölge düşüren bir husus
aşınmadan dolayı bozulma
işçilik hatası Noun
karakter bozukluğu
anayoldaki bozukluk
izolasyon bozukluğu
makine bozukluğu
makina bozukluğu
kusur sorumluluğu Noun
kusur sorumluluğu süresi Noun, Construction
yetki yokluğu
yapım hatası Noun
tasarım hatası Noun
dizayn hatası Noun
görüş bozukluğu
şekil noksanı
bellek hatası Noun
kalite hatası Noun
bir hukuki belgenin muhtevasında noksanlık
maddi noksanlık
sığınmak, iltica etmek, düşman tarafına geçmek, ayrılmak, terketmek, isyan etmek.
muhalefete geçmek Verb
bir ülkeden kaçıp bir başkasına sığınmak Verb
şekil hatasını düzeltmek Verb
sonradan ortaya çıkan kusur şartı
ayıba karşı tekeffül Noun, Law