loop

  1. Noun ilmek.
  2. Noun ilik (düğme iliği).
  3. Noun halka (demir, ağaç vb.), perde bağı/halkası.
  4. Noun, Aviation uçağın düşey düzlemde çizdiği kapalı dairesel yol.
  5. Noun döndüreç: demiryolu/tramvay yolu sonundaki vagonu geri döndüren yuvarlak alan.
  6. Noun (karayolu) yonca yaprağı, yol dirseği, kavşak halkası.
  7. Noun, Physics (a) titreşen tellerde iki düğüm noktası arasındaki parça, (b) karın: en büyük genlikle titreşen nokta.
  8. Noun, Electronics çerçeve, devre: kapalı elektrik/manyetik devre.
  9. Noun, Information Technology döngü: bir izlencede yer alan belirli koşul gerçekleşmedikçe yeniden uygulanan komutlar dizisi.
  10. Noun nehir dirseği.
  11. Noun
    loop line ile ayni anlama gelir. yan yol: anayoldan ayrılıp bir süre sonra tekrar ona kavuşan demiryolu.
  12. Noun (duvarda vb.) ufak/dar delik, kovuk, mazgal.
  13. Noun (demircilikte dövülmeye hazır) kızgın demir külçe.
  14. Verb ilmekle(n)mek, ilmek yapmak/olmak.
  15. Verb ilmeklerle çevirmek/süslemek.
  16. Verb
    loop up: ilmekle bağlamak.
    to loop up the new draperies. He looped the sail to the mast with rope.
  17. Verb (uçak)
    to loop the loop ile ayni anlama gelir. havada düşey daireler çizmek, takla atmak.
  18. Verb (füze/mermi) dairesel yörünge çizmek.
  19. Verb (tırtıl) halka şeklinde kıvrılarak yürümek, halkalanmak, halka halka olmak.
kapalı döngü Information Technology
(radyo) yön buluş çerçevesi
şaşkınlık/perişanlık/çaresizlik içinde.
yerde dönme: uçağın kalkarken/inerken ânî dönmesi. Noun
işlevsiz döngü Information Technology
ilmik atmak Verb
gömme döngüsü
açık çevrimli kontrol sistemi (kendi kendini tashih edemeyen sistem). Noun
apolet.
(a) Şikago'nun ana iş merkezi, (b) IUD.
ilmiklemek Verb
şartlı döngü: A control flow statement that allows code to be executed repeatedly based on a given Boolean
condition. The while loop can be thought of as a repeating if statement. (Wikipedia)
Noun, Software
çerçeve anten
çerçeve anten
daire çizip geri dönmek.
döngüsel sınama
döngü kodu
ilmek düğümü. Noun
loop ile ayni anlama gelir. yan yol: anayoldan ayrılıp bir süre sonra tekrar ona kavuşan demiryolu.
döngü programı
ilmekli dikiş, fisto. Noun
ana hattıtan ayrılıp yeniden ana hattıta kavuşan şube hattı
: rahim kılıfı,, gebe kalmamak için rahime yerleştirilen polietilenden yapılmış kılıf.