mention

  1. anma(k), zikretme(k), sözünü/lâfını etme(k), ima etme(k), bahsetme(k), söyleme(k).
    We need hardly
    mention that: Onu söylemeğe gerek yok/zikre değmez.
    He mentioned to me that he had seen you: Seni gördüğünden bahsetti.
    I shall mention it to him. I heard my name mentioned by somebody.
  2. (şükranla/takdirle/hürmetle vb.) anma(k), yâd etme(k), zikretme(k).
    Before closing I want to mention
    all those who contributed so generously.
  3. ima, ifade, zikir.
  4. (değerli bir başarı/eylem vb. dolayısıyla) resmen tanıma, mansiyon, takdirname.
    A soldier who has
    received several honorable mentions in dispatches.
birini vasiyetnamesine almak Verb
birini vasiyetname sine almak Verb
vasiyetnamesine birini almak Verb
sözünü etmeme
mansiyon ödülü
mansiyon, teselli mükâfatı.
ayrıca, üstelik, …'den başka, -e ilâveten, … şöyle dursun, … bir tarafa, … yetmiyormuş gibi .
We were
served French champagne, not to mention the usual cocktail.
kayıt bulunmamak Verb
ad ıyla çağırmak Verb
isimle çağırmak Verb
savaş raporunda adı iftihar listesinde bulunma
tek tek bahsetmek Verb
birinin adını anmak Verb
estağfurullah, bir şey değil.
adı lazım değil
anmak, zikretmek, bahsetmek, sözünü etmek.
He made no mention of your request: İsteğinizden hiç bahsetmedi.
bir şeyi zikretmek Verb
bir şeyin sözünü etmek Verb
adıni ağzına almamak