seize

  1. Verb zorla almak, el koymak, müsadere etmek, zaptetmek, gaspetmek.
    The weapons found in the house were
    seized by the police. The enemy army seized the fort.
  2. Verb kavramak, iyice anlamak.
    to seize the meaning of sth: bir şeyin anlamını kavramak.
    to seize an idea.
  3. Verb yakalamak, kapmak, tutmak.
    He seized my hand, shook it and said how glad he was to see me: Elimi
    yakaladı, sıktı ve beni gördüğüne çok memnun olduğunu söyledi.
    He seized the child and pulled it back from the edge of the cliff: Çocuğu yakaladı ve uçurumun kenarından geri çekti.
    Panic seized the crowd: kalabalık paniğe kapıldı.
    Amazement seized me: Şaşıp kaldım.
  4. Verb enselemek, yakalamak, tutuklamak.
    to seize a thief: bir hırsızı yakalamak/tutuklamak.
  5. Verb, Law
    seise ile ayni anlama gelir. (genellikle pasif olarak) temlik etmek, mülkiyetine/tasarrufuna geçirmek.

    She was seized of waste estate: Geniş bir mülk edindi.
    You stand seized of the farm as of today: Bugünden itibaren çiftlik sizindir.
  6. Verb haczetmek.
  7. Verb (fırsatı) kaçırmamak, ele geçirmek.
    to seize the opportunity: fırsatı kaçırmamak, fırsatı ganimet
    bilmek.
    Opportunities are hard to seize: Fırsat kolay kolay ele geçmez.
  8. Verb, Maritime Traffic sicim sarıp bağlamak.
  9. Verb (bir çareye/yönteme/plana vb.) dört elle sarılmak.
el koyma Noun, Law
elkoyma Noun, Criminal Law
haciz Noun, Law
toplatmak toplattırmak Verb
enselemek (argo) Verb
...'e vaziyet etmek Verb
bir kaleyi ele geçirmek Verb
bir gazeteyi toplatmak Verb
gemiye el koymak Verb
fiili zilyedi olmak Verb
fiili zilyet olmak Verb
kapmak Verb
enselemek Verb
gaspetmek Verb
kabullenmek Verb
icra vasıtasıyla mallara el koymak Verb
bir fikri benimsemek Verb
zapt etmek Verb
iktidarı ele geçirmek Verb
borcunu ödemesi için birinin mallarına el koymak Verb
bir kimsenin şahsi eşyalarına el koymak Verb
bir şeye mahkeme marifetiyle haciz koydurmak Verb
zapt etmek Verb
denk gine getirmek Verb
tahtı ele geçirmek Verb
kasa hasılatına haczetmek koymak Verb
kasaya el koymak Verb
(makineler) çalışmamak Verb
yakalatmak Verb