vein

  1. Noun, Anatomy damar
  2. Noun toplar damar, verid, kara kan damarı.
  3. Noun damar, (herhangi) kan damarı.
  4. Noun böcek kanadındaki damara benzer çizgi.
  5. Noun yaprak damarı.
  6. Noun volkanik kaya damarı, maden damarı.
  7. Noun yeraltı su yolu.
  8. Noun mermer üzerindeki damar.
  9. Noun huy, mizaç, tutum, hal, tarz.
  10. Verb damarlarla kaplamak, damarlandırmak, damar damar yapmak.
  11. Verb damar şeklinde çizgiler çizmek.
kolun anadamarı.
uygun ruh haletinde olmak Verb
costa ile ayni anlama gelir. (bazı böceklerin) kanat damarı.
bu cümleden olarak, bu cümleden olmak üzere Adverb
küçük toplardamar, baş ve boynu besleyen kanı yüreğe götüren iki damardan herbiri.
jugular ile ayni anlama gelir. şahdamarı, boyun toplardamarı.
süt damarı. Noun
maden damarı
portal ile ayni anlama gelir. kapısal damar: bağırsak, dalak ve pankreastan karaciğere kan ileten anadamar.
ak ciğer toplardamarı: kanı ak ciğerlerden kalbin sağ kulakçığına getiren damar.
şah damarı
altın damarı