1. dişi köpek.
  2. kancık, kahpe, orospu.
    She's a bitch: Orospunun biridir.
    son of a bitch
    : (bkz:
    son ) (4).
  3. (a) şikâyet, (b) zor ve hoşa gitmeyen şey.
    The test was a bitch: Sınav zor idi.
  4. şikâyet etmek, kusur/kabahat bulmak.
    He bitched about the service, then bitched about the bill:
    Önce servisten sonra faturadan (fiyatlardan) şikâyet etti.
  5. berbat etmek,
    (kaba) içine sıçmak, bombok etmek.
    He bitched the job completely: İşi berbat
    etti.
    She bitched up the whole business for us: İşi bombok etti.