İngilizce-Türkçe Çeviri
  1. Geçişli Fiil dışarıda bırakmak, hariç tutmak, kabul etmemek, dahil etmemek. Profesional players are excluded from thr competition.
  2. Geçişli Fiil istisna etmek, bertaraf etmek. exclude all possibility of doubt: hiçbir şüphe(ye yer/mahal) bırakmamak, her türlü şüpheyi bertaraf etmek. This excludes all possibility of doubt: Bu, hiçbir şüphe bırakmıyor.
  3. Geçişli Fiil yoksun bırakmak, mahrum etmek, engel olmak, menetmek, reddetmek.
İngilizce - İngilizce
  1. verb. To prevent from entering; keep out; bar: a jar sealed to exclude outside air; an immigration policy that excludes undesirables.
  2. verb. To prevent from being included, considered, or accepted; reject: The court excluded the improperly obtained evidence.
  3. verb. To put out; expel.