1. boşluk, açıklık, gedik, açık yer.
    a gap in his memory: hafızasında bir boşluk.
    He felt a gap
    which will be hard to fill: Doldurulması güç bir boşluk hissetti.
    The gate was locked but we went through a gap in the fence.
  2. aralık, fasıla, mesafe, süreksizlik.
    There's a gap of 2 miles between us and the nearest house.
  3. ayrılık, fark, görüş/fikir ayrılığı/farkı, ihtilâf, anlaşmazlık, uyuşmazlık, uygunsuzluk.
    the generation
    gap: nesiller arasındaki uyuşmazlık/fikir ayrılığı.
  4. yarık, yarma vadi, iki dağ arası.
  5. eksiklik, noksanlık.
    My diary is not complete, there are several gaps in it.
  6. yar(ıl)mak, yarık aç(ıl)mak, ayrılmak, aralık/boşluk meydana getirmek, yol açmak.
eğitimindeki boşluğu doldurmak Fiil
bir kimsenin eğitimindeki eksiklik
hava boşluğu
hava aralığı
ödemeler dengesi boşluğu
blok aralığı
bir boşluğu doldurmak, süreklilik sağlamak, noksanı telâfi etmek.
That will bridge over the difficulty:
Bununla zorlukları yeneriz.
farklarını çıkarmak Fiil
bir aralık üzerine köprü kurmak Fiil
kapasite kullanım boşluğu
sermaye boşluğu
boşluk doldurmak Fiil
iletişim kopukluğu
belirtilenle gerçek arasındaki tutarsızlık
iki kültür arasındaki fark
deflasyon açığı
deflasyon doğurucu açık
deflasyonist açık
dijital fark (Kaynak: CEDEFOP) İsim, Eğitim
dolar açığı: bir ülkenin ABD'ne satış ve yatırımlardan elde ettiği gelir ile yaptığı ödemeler arasındaki fark İsim
dışarı atış açıklığı
dış açıklık
gedik kapamak Fiil
boşluğu doldurmak Fiil
mali boşluk
gıda maddeleri eksikliği
tam istihdam açığı
tam istihdam
nesillerarası uyuşmazlık: aile ile çocuklar arasındaki görüş farkından doğan anlaşmazlık.
tam çalışma boşluğu
ağız laf yapmak Fiil
konut yeri kıtlığı
gelir boşluğu
gelir açığı
bir ekonomideki toplam harcamalar ile (özel sektör ve kamu) tam istihdamı sağlamak için gerekli olan harcamalar arasındaki fark
vergi ve iç borçlanma ile sağlanan gelirlerin üzerinde kalan kamu harcamaları İsim
enflasyonist açık
enflasyon açığı
(hükümet harcamaları) enflasyon açığı (toplam talebin toplam arzı aşan kısmı
öbeklerarası aralık
kelimeler arası boşluk
dil eksikliği
piyasa boşluğu
finansman boşluğu
gelir açığı ile iş görmek Fiil
ücret farkı
ödemeler açığı
fiyat boşluğu
sabit faizli menkul kıymetlerin endüstri hisse senetlerinden daha çok verim vermesi durumu
ters getiri farkı
çubuk açıklığı
tasarruf açığı
bir deliği kapatmak Fiil
bir boşluğu doldurmak Fiil
bir deliği doldurmak Fiil
bir aralığı kapatmak Fiil
bir boşluğu doldurmak Fiil
yedek
derme çatma düzen
idarei maslahat
teknolojik boşluk
teknik boşluk
dolar açığı
ticaret açığı İsim, Ekonomi
(iki dağ arasındaki) derin dere, koyak, geçit. İsim
bir boşluğu genişletmek Fiil
dağ boğazı: dağlar arasında akarsu geçmeyen boğaz. İsim
adi hisse senetleri ile birinci sınıf menkul kıymetler yatırımları arasındaki ortalama getiri farkı
GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü İsim, Kamu Kurumları
ayrım çözümleme Bilgi Teknolojileri
aralık sayıları İsim
GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi İsim, Kamu Kurumları
bir konuşma sırasında yer alan ani sessizlik
bir savdaki boşluk
faiz hadlerinde düşme eğilimi
bir savunmadaki boşluk
kanunda boşluk
aralık uzunluğu
köprü kredisi
piyasa boşluğunu kapatmak Fiil
piyasadaki bir boşluğu doldurmak Fiil
eksikliği/noksanı tamamlamak, boşluğu doldurmak, noksanı gidermek/telâfi etmek, ayrılığı/ihtilâfı gidermek.

to close the gap between two points of view: iki zıt fikri uyuşturmak, aralarını bulmak.
geçici yardım
köprü kredisi
teknoloji açığı hipotezi
GAP Agricultural Research Institute İsim, Kamu Kurumları
GAP International Agricultural Research and Training Center İsim, Kamu Kurumları