1. boşluk, açıklık, gedik, açık yer.
    a gap in his memory: hafızasında bir boşluk.
    He felt a gap
    which will be hard to fill: Doldurulması güç bir boşluk hissetti.
    The gate was locked but we went through a gap in the fence.
  2. aralık, fasıla, mesafe, süreksizlik.
    There's a gap of 2 miles between us and the nearest house.
  3. ayrılık, fark, görüş/fikir ayrılığı/farkı, ihtilâf, anlaşmazlık, uyuşmazlık, uygunsuzluk.
    the generation
    gap: nesiller arasındaki uyuşmazlık/fikir ayrılığı.
  4. yarık, yarma vadi, iki dağ arası.
  5. eksiklik, noksanlık.
    My diary is not complete, there are several gaps in it.
  6. yar(ıl)mak, yarık aç(ıl)mak, ayrılmak, aralık/boşluk meydana getirmek, yol açmak.
  1. Özel Isim GAP. A Windows feature that helps administrators tune their audit policies at a more detailed level by
    using numerous subcategories, and better control what events are recorded in the event log.
ticaret açığı İsim, Ekonomi
ayrım çözümleme Bilgi Teknolojileri