1. Fiil sakla(n)mak, gizle(n)mek.
    I hid the broken plate behind the table. He hid in the closet.
    hide
    one's head: utancından saklanmak, sıvışmak, sinmek.
  2. Fiil açıklamamak, açığa vurmamak, ketmetmek, örtbas etmek.
    You're hiding some important facts. Don't hide
    your feelings, say what you think.
  3. Fiil örtmek, görünmesine engel olmak.
    Clouds hid the moon/the sun. The sun was hidden by the clouds.
  4. deri, post, sahtiyan, (işlenmiş veya ham) hayvan derisi.
  5. insan derisi.
  6. dövmek, pataklamak, dayak atmak, tepelemek,
    mec. benzetmek, ıslatmak.
  7. İsim eski İngiliz arazi ölçüsü: 24.3 ilâ 48.6 hektar arasında değişir.
mahcup olmak, utanmak, utancını/mahcubiyetini belli etmek.
kalbinde bir sır saklamak Fiil
bozuntuya vermemek Fiil
becerisini saklamak Fiil
örnek olmak istememek Fiil
kendi yeteneğini gizlemek Fiil
dayaktan/cezadan kurtulmak, kelleyi kurtarmak, ucuz atlatmak.
adamakıllı dövmek, pestilini çıkarmak.
birisini dövmek/pataklamak/dayak atmak, tepelemek.
Get out of here or I'll tan your hide! Defol karşımdan yoksa tepelerim!
utancından başını öne eğmek.
bucak bucak kaçmak Fiil
sepilemek Fiil
birine sopa çekmek Fiil
dayak atmak Fiil
saklambaç oyunu
mal kaçırmak Fiil, Hukuk
bir hazine saklamak Fiil
bir hazine saklamak Fiil
polisten saklanmak Fiil
düşmandan gizlenmek için küçük bir çukura girmek Fiil
halktan gizlemek Fiil
hayvan derisi avcısı
(US) hayvan derisi avcısı
gizlenmek Fiil
saklanmak Fiil
hiçbir emare/işaret/haber (genellikle olumsuz tümcelerde kullanılır).
I haven't seen hide or hair
of them for 20 years at least.
(polisten) saklanmak, kaçıp gizlenmek, izini kaybetmek.
birini adaletten gizlemek Fiil
manzarayı engellemek Fiil
(polisten) saklanmak, kaçıp gizlenmek, izini kaybetmek.
bir skandalı örtbas etmek Fiil
saklatmak Fiil
hiçbir şey, ne bu ne de o. Ne Şamın şekeri, ne Arabın yüzü.