ban

  1. yasaklamak, yasak etmek, menetmek.
    to ban an obscene book: müstehcen bir kitabı yasaklamak.
    to
    ban a protest meeting.
    to be banned by public opinion: kamuoyunca mahkûm edilmek.
  2. (a) lânetlemek, lânet okumak, (b) aforoz etmek.
  3. yasak(lama), menetme.
    to declare a ban on smoking in theater: tiyatroda sigara içmeyi yasaklamak.
  4. (kamuoyunca, fikren, gayrıresmî olarak) makhûm etme, lânetleme, tel'in, kötüleme, kötü ilân etme.
    society's
    ban on war: harbin toplumca lânetlenmesi.
  5. Law (a) (bkz: proclamation ), (b) yasak kararı.
  6. aforoz.
  7. lânet, küfür.
    to place someone under the ban of public opinion: bir kimseyi kamuoyunun lânetine terketmek.
  8. Noun bildiri, tebliğ, beyanname.
  9. Noun (Derebeylik zamanında) (a) seferberlik ilânı, (b) seferber edilen askerler.
  10. Noun Hırvat ve Slovanya valisi.
  11. Noun Güney Macaristan valisi.
  12. Noun Romanya parası/kuruşu, 1/100
    leu.
etkinlik yasağı Noun
anadil yasağı Noun, Politics-Intl. Relations
Şaban (ay) Proper Name
... maç ceza Noun, Sports
erişim engeli Noun, Software
kartel yasağı
mahkeme tebligatı
(Br) araba kullanma yasağı
ihracat yasağı Noun, Competition Law
av yasağı Noun, Maritime Traffic
bir istikraz çıkarmak Verb
ödünç vermek Verb
yurtdışı yasağı Noun, Law
yurtdışına çıkış yasağı Noun, Law
yayla yasağı Noun, Politics-Intl. Relations
ithalat yasağı
ithal yasağı
ambargo koymak Verb
yasak koymak Verb
ambargoya karşı gelerek
süresiz yasaklama Noun
yatırım yasağı
bir yasağı kaldırmak Verb
yasak kaldırmak Verb
fazla mesai inin reddi
bir işçi sendikasının üyelerine fazla mesaiyi yasaklayan resmi emir
yasağı kaldırmak Verb
park yasağı
işçi alma yasağı
satış yasağı
özel yasaklama kararı Noun, Public Administration
(US) televizyonda reklam yasağı
televizyon reklam yasağı
televizyon yasağı
deneme yasağı
aforoz etmek Verb
yolculuk etme yasağı
yasak
görüşme yasağı Noun, Politics-Intl. Relations
partiyi yasaklamak Verb
bir partiyi yasaklamak Verb
bir tiyatro oyununu yasaklamak Verb
bir sahne oyununu yasaklamak Verb
bir grevi yasaklamak Verb
kanunların makable şamil olmaması ilkesi
toplanma yasağı
göç etme yasağı
grev yasağı
ihracat yasağı
göç yasağı
menfaat sağlama yasağı Noun
siyasal toplantı yapma yasağı
işkence ve kötü muamele yasağı Noun, Rights-Freedoms
gazetelere sansür koymak Verb
erişimin engellenmesi kararı Noun, Law
yasak yürürlüğe giriyor

Turkish Dictionary (Kubbealti Turkish Dictionary)

  1. Ban ağacı
  2. Macaristan, Romanya, ... verilen ad
  3. Sonuna geldiği kelimelere “gözetici, koruyucu, koruyan” ... usûlüyle türemiş kelimeler yapar