orange

  1. Adjective turuncu
  2. Noun, Plant Species portakal
  3. portakal.
  4. Botany
    sweet orange: portakal ağacı
    (citrus simensis).
    bitter/seville/sour orange: turunç
    ağacı
    (Citrus aurantium).
  5. turunç, vb. gibi portakala benzer meyve.
    bitter orange = seville orange: turunç.
  6. turuncu, portakal rengi(nde).
  7. portakal+, portakallı, portakaldan yapılmış.
    orange jam/marmalade: portakal reçeli.
yaprak döken: ağaçların yapraklarını döktüren kuvvetli bir zehirli ilâç. ABD Ordusu Vietnam Savaşında
kullanmıştı. Maruz kalanlarda kanser ve kusurlu doğum gibi tehlikeli hastalıklara sebep olur.
Noun
orange (2).
turunç Noun, Plant Species
yanık turuncu Adjective
kadmiyum sarısı, boyacılıkta kullanılan CdS.
calamondin ile ayni anlama gelir. Filipin portakalı: bu ağacın mandalinaya benzeyen ufak meyvesi. Suyu pek makbuldür.
havuç rengi Adjective
koyu turuncu Adjective
kehribar rengi Adjective
portakalın suyunu sıkmak Verb
enternasyonal turuncu Adjective
mandalina
turunç Noun, Plant Species
ful, ağaç fulü Noun
gebe portakal, göbekli ve çekirdeksiz portakal, Vaşington portakalı.
çit elması
(Maclura pomifera): Arkansas yörelerinde çit olarak yetiştirilen dut familyasından bir ağaç. Noun, Botany
bu ağacın portakal renginde ve büyüklüğündeki meyvesi.
hedge apple ile ayni anlama gelir. Noun
pastel turuncu Adjective
turunç Noun, Plant Species
tatlı portakal. Noun
turunculaşmak Verb
sarı-turuncu Adjective
kavuniçi
portakal çiçeği.
portakal rengi eşyalar (giyim eşyası gibi uzun süre dayanmayan , dağıtımı geniş çapta yapılan , iyi kâr marjı bırakan mallar Noun
portakal suyu
siyah çay: çay fidanının en ufak tepe yapraklarından yapılmış iyi kaliteli Hint/Seylan çayı. Noun
portakal çubuğu: manikürcülerin kullandığı portakal agacından yapılmış bir ucu yuvarlak, öbür ucu sivri çubuk. Noun
portakal ağacı Noun, Plant Species
portakal kabuğu Food-Kitchen