search

  1. Verb araştırmak, aramak.
    They searched the wood for the lost child. He searched (through) his pocket for
    a cigarette. Scientists searching for a cure to the common cold.
    search high and low: her tarafı/fellek fellek aramak.
  2. Verb (üstünü/evini vb.) aramak.
    The police searched the suspect for the missing gems.
  3. Verb yoklamak, bakmak.
  4. Verb dikkatle incelemek, tetkik/teftiş etmek.
    search into sth: bir şeyi incelemek.
    a searching examination:
    derin inceleme/tetkik/muayene, çok sıkı sınav.
    a searching regard/look: nüfuz eden nazar.
    searching questions: inceden inceye sorular.
  5. Verb aletle içini muayene etmek.
  6. Verb
    search out: bulup çıkarmak, ortaya dökmek, araştırıp öğrenmek.
    to search out all the facts.
  7. Noun arama, araştırma.
    a long search for the lost child.
  8. Noun yoklama, bakma, muayene.
  9. Noun teftiş, soruşturma.
  10. Noun gemide araştırma yapma.
Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi Proper Name, Military
masasını aramak Verb
vicdanına sormak Verb
belleğini yoklamak Verb
arama ve kurtarma birliği Proper Name, Military
araştırma alanı
arama yetkisi Noun, Law
ikiye bölmeli arama
ikili arama
bölerek arama Information Technology
arama tarama
üst arama Noun
üst araması Noun
genişlik öncelikli arama Noun, Software
ev araması yapmak Verb
arama yapmak Verb
derinlik öncelikli arama Noun, Software
soysal arama Information Technology
ev araması yapmak Verb
ev araması
arama yapmak Verb
iş arama
iş bulma girişimi
adli arama Noun, Law
arazi tarama Noun, Military
deli gibi arama
ev araması yapmak Verb
inceden inceye yapılan araştırma
yenilik arama
resmi arama
barış çabaları Noun
üst baş araması
arama tarama
önleme araması Noun, Public Administration
araştırma emri
arama hakkı: savaştaki bir ülke gemisinin başka gemilerin milliyetini inceleme ve tarafsız ise düşmana
harp malzemesi taşıyıp taşımadığını araştırma hakkı.
right of visit and search ile ayni anlama gelir.
Noun
arama hakkı.
kişinin tüm giysilerini çıkarttırarak arama yapmak Verb
kişinin tüm giysilerini çıkarttırarak yapılan arama
ağaç yapısında arama Information Technology
üstü başı aranmak Verb
kanunsuz arama
suçluyu aramak Verb
bir suçluyu aramak Verb
ev araması yapmak Verb
ev aramak Verb
tapu sicilini incelemek Verb
bir gemiyi aramak Verb
arama bazlı reklam Noun, Advertising
arama algoritması Noun, Software
bul ve değiştir Information Technology
arama ve kurtarma Noun
Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Proper Name, Organizations
arama ve kurtarma servisi
Arama yönü Information Technology
arama motoru Noun, Software
arama motoru reklamcılığı Noun, Advertising
arama motoru bazlı pazarlama Noun, Advertising
arama motoru optimizasyonu Noun, Software
arama motoru sonuç sayfası Noun, Software
kayıp çocuğu bulmak için bakılmadık yer bırakmamak Verb
bir kaçağın aranması
kayıp bir uçağı arama
sermaye arama
birini bulmak için aramadık yer bırakmamak Verb
bilmem, bilmiyorum, ne bileyim.
bilmiyorum
avukatların aranması Noun, Law
eski kayıtlarda aramak Verb
eski bir dostu aramak Verb
arama grubu. Noun
arama yolu Information Technology
eski kayıt ydılarda aramak Verb
şüpheliyle ilgili arama Noun, Law
arama tutanağı Noun, Law
birinin valizlerini aramak Verb
bir kimsenin üstünü aramak Verb
tapu sicilini incelemek Verb
(US) tapuda bir mülkün kime ait olduğuna bakmak Verb
taramak Verb
araştırmak Verb
arama emri.
arama kararı Noun, Law
aranan sözcük Information Technology
genişlik öncelikli arama algoritması Noun, Software
derinlik öncelikli arama algoritması Noun, Software
kayıp bir çocuğu aramaya çıkmak Verb
aramaya, peşinde, …'i bulmak için/arayarak.
He went in search of a doctor for his sick wife.
kaçak eşya araması yapmak Verb
kaçakçılık için arama yapmak Verb
resmi arama yapma izni
ışıldaklarla düşman uçaklarını tesbit etmek Verb
yolu farla aydınlatmak Verb
gümrüğe tabi mallar için sıkı arama
arama tarama şubesi Noun
iş için dolaşıp durmak Verb
araç arama ve muhafaza altına alma Noun, Law
YAKKM Proper Name, Organizations
Yardımcı Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi Proper Name, Organizations
Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması Araştırılması, Ele Geçirilmesi ve El Konulmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi Noun, International Law
Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konması ve Müsaderesi ile Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi Proper Name, Law
Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması, Araştırılması, Ele Geçirilmesi, El Konulması ve Terörizmin Finansmanına
İlişkin 198 sayılı Avrupa Konseyi Sözleşmesi
Proper Name, Law
DEGAK Proper Name, Organizations
Uluslararası Denizde Arama ve Kurtarma Sözleşmesi Proper Name, Law
Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (AAKKM) Proper Name, Organizations
Deniz-AKKM Proper Name, Organizations