station

  1. durak, durak/tevakkuf yeri, konak.
  2. istasyon, gar.
    railway station. bus station.
    station agent: istasyon memuru.
    station
    master: istasyon şefi/gar müdürü.
  3. merkez, karakol.
    station house: (a) polis karakolu, (b) itfaiye merkezi.
    police station:
    polis karakolu.
    fire station: itfaiye merkezi.
  4. yer, bir kimsenin/şeyin bulunduğu mahal, satış yeri.
    gasoline station: benzinci.
    service station: tamir/bakım evi.
  5. mevki, makam, rütbe, derece, sosyal durum.
    station in life: içtimaî mevki, toplumsal durum.
    marry
    below/beneath one's station: küfvü olmayanla evlenmek.
  6. görev, memuriyet, hizmet.
  7. Military üs, ordu veya donanmanın özel bir görevle gönderildiği yer.
    naval station: deniz üssü.
    action
    stations: hareket/taarruz üssü.
    The army is at action stations because it has been told to expect enemy attack.
  8. (eskiden Hindistanda) İngiliz askerî karargâhı.
  9. (a) yayın istasyonu, verici, posta.
    radio/TV station . (b) yayın frekansı.
    tune to the Civil
    Defense station . (c) kanal.
    station break: ara, fasıla, istasyon ismini bildirmek veya ilân yapmak için yayına ara verme.
  10. Biology bir canlının yaşadığı bölge.
  11. koyun çiftliği.
  12. (haritacılıkta) (a) gözlem noktası, (b) nirengi noktası, (c) gözlem çizgisi boyunca 100 kademlik uzunluk.
  13. station section ile ayni anlama gelir. (gemi inşaatında) kesit.
  14. (bir yere/göreve vb.) atamak, tayin etmek, göndermek, yerleştirmek.
insanın hayattaki mevkiine göre
radyoda bir istasyon bulmak Verb
valizlerini istasyona göndermek Verb
sosyal düzeyi daha aşağı olan biriyle evlenmek Verb
karakol komutanı Noun, Military
istasyona (istendiğinde) tren biletini göstermek Verb
mevki tutmak Verb
(muharebe cephesinde) ilk yardım merkezi. Noun
hava alanı. Noun
ambülans istasyonu
ambulans istasyonu
(tren) yedek gar
anne danışma merkezi
ana yayın istasyonu
savaş yeri/durumu. Noun
sınır durakı
sınır istasyonu
sınır tvu
yayaç, yayın istasyonu.
otogar
telefon kabini
merkez garı
ana istasyon
ana gar
(US) hasta ve yaralı ayırma istasyonu
otobüs terminali
kıyı telsiz istasyonu
sahil muhafaza tvu
sahil muhafaza istasyonu
(askerlik , US) toplanma merkezi
toplanma yeri
umumi tuvalet
özel TV veya radyo istasyonu
gümrük kapısı
veri istasyonu
gündüz yayın yapan istasyon
hareket istasyonu
gideceği istasyon
gönderme istasyonu
malların gönderildiği istasyon
görüntü (birimi) işistasyonu Information Technology
(askerlik) ilk yardım yeri
ilk yardım yeri: muharebe sahasına yakın, yaralıların ilk tedavisinin yapıldığı seyyar sağlık merkezi.
(askerlik) görev
mevki
görev yeri Noun, Military
görev mevkii
(uydu haberleşmesinde) yer istasyonu Noun
antrenman sahası Noun
(tarım vb.) deneme istasyonu.
deneme istasyonu
ekspres tren istasyonu
benzin istasyonu.
yangın söndürme mevkii
itfaiye merkezi.
station house, firehouse ile ayni anlama gelir. Noun
sabit telsiz istasyonu
ihtiyarî durak: yalnız işaret verildiği veya inecek yolcu olduğu zaman trenlerin durduğu istasyon. Noun
uçuş istasyonu
gönderme tren istasyonu
gönderme merkezi
yük tvu
yük istasyonu
sınır istasyonu
sınır tvu
yakıt istasyonu
yakıt verme tvu
yakacak verme istasyonu
hem gündüz hem gece yayın yapan istasyon
benzinci, benzin istasyonu. Noun
(US) benzin istasyonu
benzin istasyonu Noun, Land Transport
enerji santralı
(Br) yük istasyonu
yük tvu
yük istasyonu
(radyo) yer istasyonu
sağlık merkezi
yerel radyo ya da televizyon istasyonu
radyofar
(askerlik , US) sahra hastanesi
buz verme istasyonu
buz verme istasyonu
bir şebeke ile sıkı temasta bulunması muhtemel olmakla birlikte herhangi bir şebekenin mülkiyetinde bulunmayan yayın istasyonu
(US) asker toplanma yeri
sorgulama istasyonu
muayene istasyonu Noun, Transport
gizlice dinleme istasyonu
ara istasyon
parazit gönderme istasyonu
yayın merkezi
(telsiz) kara istasyonu
cankurtaran gemi istasyonu
cankurtaran postası Noun
yükleme istasyonu
yerel radyo tvu
yerel radyo yayın istasyonu
postane
merkez gar
ana istasyon
liman garı
ölçüm istasyonu
meteoroloji istasyonu
deniz mevki kumandanlığı
işletme istasyonu
dış istasyon
yolcu tren istasyonu
yolcu istasyonu garı
kumbaralı/ankesörlü telefon, (para/jöton atılarak konuşulan) umumî telefon. Noun
daimi görev yeri
benzin istasyonu Noun, Land Transport
pig istasyonu Noun
polis karakolu.
seçim sandığının bulunduğu yer
liman garı
(US) postane
elektrik santralı, güç santralı, (elektriksel) güç üretim merkezi. Noun
özel yayın istasyonu
pompa istasyonu
radar istasyonu
tren istasyonu
demiryolu istasyonu
tren istasyonu
demiryolu istasyonu
istasyon
(telgraf) alan istasyon
alıcı istasyon
röle istasyonu (başka bir istasyondan gelen sinyalleri aktarmaya yarayan radyo ya da televizyon istasyonu
röle istasyonu
aktarma istasyonu
uydu istasyonu
seizmoloji istasyonu
(US) benzin istasyonu
servis istasyonu
tamir atölyesi
kısa dalga (radyo) istasyonu
kısa dalga istasyonu
manevra istasyonu
kardeş istasyon
sosyal mevki
metro istasyonu
(US) metro istasyonu
telgraf tvu
telgraf istasyonu
televizyon istasyonu
havaalanı istasyonu
tren durmayan istasyon
tren durmayan tv
ticaret sömürgesi
tren istasyonu
manevra istasyonu
aktarma istasyonu
trafo merkezi
aktarma istasyonu
transit istasyonu
yayın istasyonu
aktarma istasyonu
nirengi noktası Noun
(Br) metro istasyonu
metro istasyonu
(US) merkez gar
durak yeri
radyo istasyonu
telsiz istasyonu
telsiz tvu
şef dö gar
(radyo , TV) istasyon ismi ve yerinin verildiği zaman
(radyo , TV) istasyon isim ve yerinin verildiği zaman
mevki komutanı
(US) garnizon hastanesi
istasyon oteli
gar oteli
polis karakolu.
(radyo) adını belirten yayın anonsu
istasyon müdürü
istasyon şefi
istasyon şefliği
kendini yerleştirmek Verb
istasyon binası Noun
gar binası Noun
radyo istasyon bulucusu
kıtaları mevzilendirmek Verb
bağımlı uçbirim Information Technology