toe

  1. ayak parmağı.
  2. ayak ucu.
  3. kundura/çorap burnu.
  4. ayak parmağına benzeyen şey.
  5. Machines (a) düşey milin alt tabanı, (b) dirsekli makara.
  6. golf sopasının ucu.
  7. ayağın ucu/burnu ile vurmak/dokunmak.
  8. ayak parmakları üzerinde durmak/yürümek.
    to toe and heel it: dansetmek.
    toe in: paytak
    yürümek.
    toe out: ayak uçlarını dışarıya çevirerek yürümek.
  9. (çoraba) burun örmek, burnunu tamir etmek, (ayakkabı burnuna) nalça çakmak.
    toe a boot: ayakkabı
    pençesinin burnunu tamir etmek.
ağzı yanmak Verb
ayak başparmağı. Noun
baştan ayağa
ayak başparmağı. Noun
birini gergin durumda tutmak Verb
ayağın küçük parmağı. Noun
ayakkabı burnu.
marşpiye
atın tırnağında çatlak.
bale.
dilenci
uç direnci Noun, Construction
(a) kurala/emre sıkı sıkıya riayet et(tir)mek, boyun eğmek, çoğunluğa ayak uydurmak, herkesçe kabul edilen
fikri benimsemek, (b) sorumluluğu yüklenmek/üzerine almak, mes'uliyetini müdrik olmak, görevini yapmak.
(a) emre/kumandaya/kurala harfiyen riayet etmek, hizaya/yola gelmek, (b) görevini yapmak, sorumluluğu yüklenmek.
emirlere uymak Verb
kurallara uymak Verb
itaat etmek Verb
işinin ehli olmak Verb
birisini hizaya/yola getirmek, itaat altına almak.